fotoğraflar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fotoğraflar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Mart 2015 Perşembe

Blogda Bu Ay En Çok Tıklanan Tarifler


Sevgiden Esintiler'in bu ay en çok tıklanan tarifleri..
Blog istatiklerime ara ara bakıyorum..
Bugün, bu hafta bu ay en çok hangi tarife bakılmış kaç kere tıklanmış diye..
Bir an sizlerle de paylaşmak istedim..

Evet bu ay sizlerin tercihi bu tarifler olmuş..
Top 10 değil belki ama bizimki de top 5 olsun..
Bloğumu yeni keşfeden arkadaşlara da bu tarifler de var demiş olalım..

Elmalı Kurabiye (Limon sıkacağı ile)

Bu elmalı kurabiyeleri sanırım en çok da yapılışından dolayı tercih ettiniz..
Çok şık şirin kurabiyeler çok da lezzetliler.
Henüz tarifini görmemiş olanlar için linki burada..


 Gökkuşağı  Salata
Misafir sofralarınız ,davetleriniz için sunumu çok şık olan bu salata da çok tıklandı..
Tarifi için bir daha burayı tıklayabilirsiniz..


Fotoğraf Baskılı Doğum Günü Pastası 
Nasıl Yapılır?
Bu pastanın yapılışını da tüm detayları ile anlattığım bir posttu..
Sizde pasta yapmayı seviyorsanız bu detaylar sizleri de ilgilendirebilir..


Ev Yapımı Öksürük Şurubu  
(Balgam sökücü, Doğal Antibiyotık)
İlaçlara karşı bakış açımız değişti artık.. En sağlıklısı doğal olanı..
Evet bu tarifte çok beğenildi.
Çok yorum yapıldı çok sorular soruldu. Elimden geldiğince cevap vermeye çalıştım..
Sizde doğaldan yanaysanız  bu tarife bır göz atın derim..


En Kolay Ev Ekmeği Nasıl Yapılır?
En kolay ev ekmeği yapımı da çok ilginizi çekti..
Çekmeyecek gibi de değil hani..
Yumuşacık misler gibi bir ekmek elde ediyorsunuz bu tarifle..
  Güzel bir un iyi bir maya bulduktan sonra harika ekmek yapamamanız mümkün değil..
Tarifi nerede ;tabiiki burada..


Arşivde paylaşılmayı bekleyen tarifler bekleye dursun.
Fırsat bulursam eğer;
ara ara bu top 5 listesini aylık olarak paylaşırım yine belli mi olur..

Sevgiler...

14 Nisan 2010 Çarşamba

Emirganda kahvaltı..

 
Emirgan'a kahvaltıya gideceğiz demiştim ya...
Gittik ve yine çok memnun kaldık ..
Çok şükür lalelerin zamanı geçmeden görebildik..
15 kişi çok güzel bir gün geçirdik..
Bol bol fotoğraf çektim..
 Her taraf renk renk lalelerle donanmıştı..
Hava güzel olduğu için kalabalıktıda.
Özellikle de öğretmenleri ile gelen öğrenciler çoğunluktaydı..
Üstteki  laleleri nazar boncuğu şeklinde dizayn etmişler,etkileyici bir görüntü oluşmuş..
 
Ara ara sincap kardeşler de bizler eşlik ettiler..
Her renk var
Morun güzelliği çiçeklerde başka bir güzel..
*********
Kaynak suyu gibi ..
Emirgan'ın göbeği olmazsa olmazı.
***
**
*
**
*
**
**
*
**
*
Güneşin içimizi ışıtan ışıltıları ve baharın güzel belirtileri..
İşte çektiklerimin bir kısmı bunlardı..
İnsanlar  merakla ve büyük bir azimle bu karaler gibilerini çekmek için uğraşıyorlardı. 
Eeee değmez mi ama lalelerin çok az ömrü kalmış görmek isterseniz acele edin derim..
Ama hafta sonu çok çok kalabalık oluyor.Daha önceleri kapıya kadar gidip geri dönmüş biri olarak hiç tavsiye etmem..
Bu hafta sonu akraba günümüz bende ,dolayısı ile de hazırlıklar için bir kaç gün olmayacağım ..
Yeni haftanın başında inşallah görüşürüz..
Sevgiyle kalın ......  

29 Mart 2010 Pazartesi

Hafta sonu İstanbuldan ve bizden.....


Sultanahmet Camii İstanbul'un en güzel camilerinden biridir ..
Her daim ziyaretçisi, ibadet etmeye geleni boldur. Bir öğle namazı vaktinde bizde ziyaretçilerinden olduk ..Çocuklar Metroyu çok seviyorlar ..
Sultan Sultanahmet Meydanı havaların ısınması ile de pek bi renklenmiş; faaliyetler artmıştı.
Her taraf özellikle Japon ve Endonezyalı turistlerle dolu idi ..
Sultanahmet girişinde II Mahmut'un türbesini ziyaret ettik, fatihalar okuduk.. ..
Beraberinde Bezmialem Valide Sultan,15 oğul ve 18 kız evladının mezarları da vardı ..
Ziya Gökalp'in mezarını da bahçede gördük.
Burda Berkan nedense pek bi ciddi idi..Hatta farkettiyseniz saygı duruşu havalarında..
*****
Vitrinler pek bi güzeldi ....
Hepsini çekesim geldi aslında çok ta çektim ..
Bunlar size yansıyanlar
..
Isim yazanlar ve yazdıranlar ..
                        Altta yine Sultanahmet Meydanı`nda, Sultan I. Ahmed Türbesi` karşısında yer alan
                                                           Tarihi Alman Çeşmesi.
                              Alman İmparatoru II. Wilhelm''in Sultan'a ve İstabul'a hediyesi imiş.
                                   Ramazan da çeşmelerinden Şerbet akıtıldığını ve dağıtıldığını duymuştum ..
Bu da bizim nazlı, masum poz verdim dedi ..
*******
Yeni başlangıçlar, yeni heyecanlar ..
Günün sonu ve Eşimin öğrencisinin nikahı
hem çok sade hem de çok zarif ..
Nikah öncesinde yapılan konuşmalarda ailenin öneminden bahsedildi ve benimde çok önemsediğim şu söz edildi ..
Aile son ve en önemli kaledir, gerekilen önem ve değer verilmeli korunmalıdır....
Gerçektende öyle aileye gereken önem verilirse toplumdaki aksaklıklarda bir bir düzelecekir ..

18 Mart 2010 Perşembe

istanbul'un kalbi Eminönündeydik...

Eminönü İstanbul'un buram buram tarih kokan semti ..
Yeni Camii ve Diğer camileri, Mısır Çarşısı, gücercinleri, seyyar Satıcıları, Vapur sesleri, Balık ekmek kokusu, ve tüm kalabalığı ile İstanbul'un en renkli semtlerinin başında gelir ..
Çoğu zaman insanda bağımlılık yapar ..
****
İşte bizim de gitme zamanımız gelmişti demek ki dışarıdaki soğuğa aldırmadan Annemle Eminönünde buluştuk ..
Dışarıdaki soğuktan sonra Mısır Çarşısının sıcacık havası karşıladı bizi .. Kuyumcular, kuruyemişçiler, seramikçiler dizilmişti sıra sıra ...
Onu mevsim eksik olmayan turist kardeşler tabii ...
Hava soğuk ama insanları ve tabi ki bizide etkilemiyor desem yanlış olur ama buna rağmen seyre daldık bile ..
Çiniler çok göz alıcıydı .. Rengarenk ve çeşit çeşit hediyelikler harikaydi ..
Kumaşlar, Tuhafiye malzemeleri, Perdeciler, çeyiz dükkanları.
Bunlarda Mısır Çarşısının içinden görüntüler ..
Marpuçcular Handan, takı malzemeleri, eşarpçılar, tokalar çiçekçiler kına geceleri için bir sürü şey ..
Eminönü o kadar renkli ki, insan neyi alacağını nereye bakacağını şaşırıyor ...
Her gittiğimde farklı bir yerini keşfediyorum ..
Ayrıca makarna Malzemeleri ve Aletleri, kalıpları şeytanın Fermo ve Nüans'a da uğradık.Değişik kurabiye kek kalıpları, makarna malzemeleri vardı ama Satılan şeyler ithal olduğu için fiyatlar çok astronomik geldi ....
Eminönü sınırları içerisinde görülebilecek diğer yerler de şöyle ..
Büyük ve küçük Ayasofya
Sultanahmet Camii
Süleymaniye Camii
Yeni Camii
Beyazıt Camii
Şehzade Camii
Topkapı Camii
Dikilitaş
Beyazıt Meydanı
Kapalıçarşı
Çemberlitaş
Yerebatan Sarnıcı ve daha bir çok yer ...
Ayrıca Mısır Çarşısı önünde Fatih Belediyesi tarafından Çanakkale Şehitleri ile ilgili bir sergi var. Bu sıralar giderseniz görmeden Dönmeyin derim ... Bu vatanın geleceğini kurtaran ve de hazırlayan kahraman ŞEHİTLERİMİZİ Rahmetle anıyoruz.Ruhları şad olsun inşallah ..

11 Mart 2010 Perşembe

Sünnet Gölü ve doğallık...

 
Bahar mevsiminin kendini yavaş yavaş hissettirdiği şu günlerde, havalar biraz daha ısınınca Sünnet Gölünü görmek zamanıdır..Özellikle İstanbul ve çevre illerdekiler için kolay ulaşılabilecek bir yer.
Sünnet Gölü  Bolu sınırlarında Mudurnu ilçesine  giren çok dogal bir yapıya sahip bir yer..  Çok sakin kafa dinlemek için uygun bir yer.
Biz vakti zamanından Kuzuluk'tan hadi görelim diye çıktık yola ve de gördüğümüze çok memnun olmuştuk.Resimler bir kaç yıl öncesine ait çocuklar o yüzden küçükler...
Sünnet Göl anlatılanlara göre dar ve derin bir vadinin heyelan sonucu tıkanması ve çökmesiyle oluşmuş. Gölün dibinden ve küçük bir ırmaktan besleniyormuş.Etrafı ağaçlarla çevrili olan bir yürüyüş parkuru var.
Çok doğal bir yer, biz dolaşırken böğürtlen mi istersin ,alıç mı ,kekik mi,kızılcık mı istersin her bir şeyle karşılaştık hatta bazılarını çocuklarla zevkle topladık.
Benim oğluşlar ne de minikmişler özellikle de Berkan ufacıkmış...


Sünnet gölünün hemen kıyısında konaklamak için küçük birde tesis var.Biz gittiğimiz zaman bu tesise ait birde yüzme havuzu vardı.. Ayrıca daha da doğal olsun isterseniz tahtadan yapılmış minik evcikler de var.Otelciğin üzerinde doğal By-pass yazıyor çok doğru ,alan çok doğal çünkü.
Çevredeki köylüler tarafından satılan doğal ürünleri de buradan temin edebilirsiniz.
Burasını eşim gösterdi bize .Üniversite yıllarında burada çadır kampı yapmışlar, çokta uygun bir yermiş..
Ortadaki çukur alan o zamanlar daha da genişmiş.Herhalde zamanla su miktarı dahada arttı.
Sanal olarak birde gezi yapmak isterseniz bir de burdan bakabilirsiniz..
Yola çıkmadan hazırlayacağınız sepetinizle de oradaki masaları kullanarak  güzel bir piknik te yapabilirsiniz.Ateş yakmak yasak  bu arada hatırlatmış olalım.Ayrıca bisikletinizi yanınızda götürürseniz çok rahatlıkla tur atabilirsiniz..

8 Mart 2010 Pazartesi

Bahar gelmiş biz de gördük...

Bu hafta sonu evden kaçtık mı ,kovulduk mu desem hangisi daha doğru olur bilemiyorum...
Eşimin daha çocukken okutmaya başladığı öğrencileri ,büyüdü. Üniversiteyi bitirdi kocaman adam oldular...
Senelerdir kesintisiz yaptıkları görüşmelerden biri için yemeğe gelecektiler ve de başbaşa kalmak istediler...
Yemeği de servisi de kendileri yapacaktılar.
Bu durumda da bize yol göründü..
Çocuklarla beraber atladık arabaya doğru Sarıyer'e gittik bizde...   
İyiki de gitmişiz ,ruhumuz  ,gözümüz ,gönlümüz bayram etti..
Pazar günü hava çok güzeldi .Güneşi görünce dayanamadık  annem ve çocuklarla Sarıyer'in köylerine doğru yol aldık.. Önce Rumeli Hisarın'a gittik .Telli babaya nazır boğaz manzaralı denizi seyrettik .Denizin bu anlarda ne kadar da soğuk olacağınıda düşündük..    
Rumeli Hisarı minik bir yerleşim yeri deniz ve balığa dair her şey var..Kalkan balıkları ve kurutulmak için asılan balıklar çok ilgimizi çekti.. Rumeli hisarı bu mevsime bize sakin geldi .Yani  yetmedi bize.Direksiyonu tepelere doğru kırdık.Ver elini Garipçe köyü dedik . 
Garipçe bildiğiniz bir Karadeniz köyü ..Deniz ,sahil ,tekneler,yayılan inekler ,meydanda yetiştirdiklerini satan köylüler.
Mısır unu,siron,ekmekler,karalahana,salata malzemeleri,peynir çeşitleri,çift sarılı yumurtalar daha neler neler..
Biz gittiğimizde bir sürü turist vardı.Olur olmaz her şeyin fotoğrafını çekiyorlardı..
 
 Garipçeden  sonra biraz ilerideki Rumeli Fenerini de görelim dedik..Rumeli feneri de benzer bir köy aslında ama az da olsa kalmış kale kalıntıları ve Karadeniz sahillerinin eşsiz görüntüsü var..Çocuklar kaleyi yakından görmek istediler.Annem ve çocukların resimlerini de çektim .Baharın gelişini  müjdeleyen bu güzel çiçekçikler ordan yansıyanlar.İsimlerini bilmiyorum ama çok güzeldiler.
Kalenin arka tarafı kocaman kocaman kayalıklarla kaplıydı .Özellikle Berkan'ın çok ilgisini çekti.Taşların birinden diğerine hopladı zıpladı bütün enerjisini harcadı.
Dalgalar çok yoğundu .Fazla yaklaşamadık dalgaları  geriden seyrettik .
****
Oradan ayrıldıktan sonra teyzemde kalan ,hasta olan dedemi ziyarete gittik ..Biraz daha iyileştiğini gördük.
Bu  arada Furkan ve Berkan gidilen yerde bilgisayar ve televizyonla haşır neşir olamayınca değişik bir çok oyunla haşır neşir oldular..Özelliklede jenga isimli tahta bloglardan oluşan oyundan çok zevk aldılar..  
..   
Hasılı velkelam bu hafta sonumuz gezi ve hasta ziyareti yaparak çok verimli geçti ..
Gittiğimiz yerleri ,gitmemiş olanlar için bir fikir olur mahiyeti ile anlattım ..
Hepinize iyi haftalar diliyorum 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...