4 Şubat 2010 Perşembe

Patates çorbası.....


Soğuk kış günlerinde çorbalar bizim vazgeçilmezlerimizdendir..İçinizi ısıtmak için iyi bir seçimdir.
Bizim kültürümüzde de herşeyin çorbasını yapabilirsiniz .Meyvelerden ,sebzelerden ,Kuru bakliyattan ,hamurdan ve daha aklıma gelmeyen bir çok şeyden çorba yapılabiliyor...
****
Sadece Çorba üzerine açılan cafeler var şu dönemde çok ta isabetli olmuş bence ...



Patates çorbası da benim sık sık yaptığım ve yiyenler tarafından severek yenilen bir çorba...

Malzemeler
5 orta boy patates
1 orta boy soğan
1 havuç
1 diş sarmısak
2 yemek kaşığı tel şehriye 
1 su bardağı süt
Tuz,karabiber,kırmızı biber ve 3 yemek kaşığı sıvıyağ

Yapılışı
Patates,soğan ve havucu aynı boyda küp doğruyoruz ve üzerlerini geçecek kadar suda haşlıyoruz.
İyice yumuşayınca el mikseri ile eziyoruz suyu az ise su ilave ediyoruz .
Ocakta tekrar ısınınca tel şehriyeleri ekleyip karıştırıyoruz.
1 diş ufak sarımsağımızı ekliyoruz.(sarmısak tadı çorbada fazla hissedilmiyor)
Kaynamaya başlayınca tel şehriyeler de yumuşamıştır zaten sütünü ilave ediyoruz.
Tuz ve karabiberini de arzuya göre ekliyoruz.
Sütle de şöyle bir kaynayınca çorbamız istenilen kıvamdadır ...
*****
***
*
Üzerine yağda kızdırılmış kırmızı biber ve nane ilavesi ile servise hazır ...
AFİYET OLSUN ...
 

Mutluluğa Kuran-ı Kerimden 40 madde....

- İsra 37: Kibirli olma, alçakgönüllü davran.

2- Müddesir 1-5: Kendini fazla abartma.

3- Tekvir 25-27: Her şeyin üstesinden gelemeyeceğini asla unutma.

4- Bakara 156: Çaresizlik tuzağına düşme. Her zaman bir umut ışığı olduğunu aklından çıkarma.

5- Beled 5-6: Her şeye hakim olmak için uğraşıp hayatı yaşanmaz hale çevirme.

6- Hucurat 10: Büyüklük kompleksine kapılıp, insanları ezerek arkadaşlarını kendinden uzaklaştırma.

7- Muhammed 7: İyiliği karşılık beklemeden yap.

8- Rum 21: Tek başına mutlu olunamayacağını bil. Çevrenin mutluluğu için gayret göster.

9- Vakıa 83-87: Ölümden korkmak yerine, ölüm gerçeğiyle yüzleş.

10- Bakara 263: Yaptığın iyilikleri unut. Anlatarak onları kıymetsizleştirme.

11- Furkan 63: Sana yapılan kötülüğün karşılığını vermek yerine. Öfkenin dinmesini bekle.

12- İnşirah 1-3: Seni huzursuz edecek işlerden uzak dur. İhtirasını törpüle.

13- Maun 4-5: Eleştirinin keskin bir bıçak olduğunu unutma. Söyleyeceklerini iyi tart.

14- Mücadele 7: Hiçbir sırrın sonsuza kadar gizli kalamayacağını unutma.

15- Rahman 7-9: Çıkarcı olma. Adil davran.

16- Tekasür 1-2: Kibrine yenilip hep daha fazlasını isteyerek hayatını zehir etme.

17- Tevbe 40: En zor zamanda bile kesinlikle ümitsizliğe kapılma.

18- Fatır 19-22: Senden iyi durumda olanlara bakıp üzüleceğine, senden zor durumda olanları görüp rahatla.

19- Fecr 27-28: En sevdiğin şeyleri, başkalarıyla paylaşmanın keyfine var.

20- Hakka 33-35: Hayatının vazgeçilmezleri olsun. Onları küçük çıkarlar için asla feda etme.

21- Haşr 10: Muhatabına güvenmek istiyorsan, önce sen güvenilir ol.

22- Kalem 1-2: Yazdıklarının ve yaptıklarının peşini bırakmayacağını unutma. Gücünü insanların yararına kullan.

23- Münafıkun 4: Bencil olma, tebrik etmeyi bil.

24- Saff 2: Yalandan uzak dur.

25- Yusuf 32-33: Modern hayatın çarpıklaştırdığı kadın-erkek ilişkilerinin, hayatını esir almasına izin verme.

26- Ankebut 41: İyi bir dostun, paha biçilmez olduğunu aklından çıkarma.

27- Al-I İmran 92: İyilik yapma arzunu, şarta bağlama. Vermek almaktan daha büyük bir ihtiyaçtır, asla unutma.

28- En'am 50: Önyargılarla hayatı kendine zehir etme.

29- En'am 60: Bildiklerinle açıklayamadığın şeyler, hayatının kâbusu olmasın.

30- Felak 1-5: Korkul arın tutsağı olarak yaşamaktan vazgeç.

31- Hacc 46: Kendini, hep daha iyiye ulaşmak zorunda olduğuna koşullama.

32- İbrahim 42: Merhametli olmaktan asla vazgeçme.

33- İsra 23: Anne ve babana 'üff' bile deme.

34- Nisa 149: Kendini sürekli övmekten uzak dur.

35- Yunus 12: Vazgeçilmez olmadığını Kabul et.

36- Enfal 56: Sözünüzde durmamanın utanç verici olduğunu aklından çıkarma.

37- Furkan 43: Heveslerini kendine ilah edinme.

38- Necm 3: İnanma duygunu diri tut.

39- Nisa 58: Karar verirken, vicdanının sesini duymazlıktan gelme

40- Fatiha-1: Alemleri ve seni yaradan Rabbine daima teşekkür ve hamd duygularıyla dolu ol...

 Bu yazı facebookta mesaj kutuma edep yahu adlı sayfadan gönderildi ve çok hoşuma gitti paylaşmak istedim
Bunların tamamına uyabilen bir insan mutsuzluktan söz edebilir mi acaba ???
Mutsuzsak eğer bir dönüp kendimize, nelere dikkat etmediğimize bakalım mı??...

3 Şubat 2010 Çarşamba

Sonbaharda Emirgandan yansıyanlar.....


Emirgan Korusu (Park'ı) İstanbul Boğazına nazır çok güzel bir yeşil alan ...
Her mevsim ayrı bir güzelliğe sahip ...
En son sonbaharda kahvaltıya gitmiştik .Harika bir gün geçirmiştik .
 Kahvaltınız için isterseniz kendi sepetinizi hazırlayın, istersenizde korunun içinde ki köşklerin birinde kahvaltınızı edin tercih sizin ... 
Özellikle İlkbahar'ı kaçırmayın derim ..Renk renk lalerin dansı karşılar sizi ki mest olmamak elde değil...
Her görüşümde Rabbime yarattığı güzellikler için şükrederim .. 
     
             Kahvaltıdan sonra da bizim yaptığımız gibi tüm yeşilliği ve güzellikleri seyre dalın...


Bu ağaca çocukluğumda hep çıkmayı düşünmüşümdür ama Berkan'cığıma nasip oldu ...
Kardeşimin kızları  Feyza ve Miray da ona eşlik ettiler.. 
Ağaçtan hiç inmek istemediler..
 
Sonbahar veee dökülen yapraklar ...


Çocuklar buranın ortamına bayılıyorlar...Rahar rahat top oynadılar..
Köpeklere yiyecek verdiler...Parkta vakit geçirdiler.


Çimenlere sere serpe yayıldılar..
Babamız bu görüntüyü  kaçırır mı hiç?
Oda bu görüntüyü yakalamak için attı kendini çimlerin üstüne ve yansıyanlar bunlar oldu ...
Haaa  Emirgan korusunun tam orta yerinde ki gölcükte ki ördeklere de simit atıp beslediler...

Veee  bu resim size ne çağrıştırıyor bilmem ama
bana sanki yalnızlık ve  hüznü hatırlatıyor her baktığımda...

Burda sincapları ağaç üstünde görmek çocuklara ayrı bir zevk veriyor...
Görünce de böyle hiç kaçırmıyoruz işte...

Çilek soslu etimekli tatlı .....

Bugün farkettim ki kar yağınca ben genelde sütlü tatlı yapıyorum ...(tamamen tesadüf aslında)
Süt'ü apartmana gelen sütçüden alıyorum .Bu sütü almaya başladıktan sonra anladım ki yıllarca marketten süt adı altında farklı bir şey alıyormuşum ...(Hem de daha fazla ödeyerek)
Ortalıkta dolaşan açık sütün sağlıksız olduğu görüşüne gelince kaynatınca mikroplardan arındığını düşünüyorum ...
Bu seferde besin değeri düşüyor deniliyor ...Hazır gıdaların içine konulan maddeleri düşününce boşver diyorum ..Lezzeti çok güzel temiz ve de güvenli bir sütçü bulursanız tavsiye ederim ..   
Gelelim tatlımızaaaaa
Malzemeler
5 su bardağı süt
5 dolu yemek kaşığı un
1 vanilya
1 paket süt kreması
2 su bardağı şeker(1 bardağı etimekleri ıslattığımız şerbete)
1.5 paket tuzsuz etimek

Üzerine hazır çilek sosu kullandım 

Yapılışı 
İlk olarak etimekleri servis yapacağımız kaba dizelim (ben borcam kullandım)
2 su bardağı su ve 1 su bardağı şekerle hazırladığımız şerbetle etimekleri ıslatalım ...Süt ve unu iyice kaynayana kadar pişirelim .Daha sonrasında 1 bardak şeker,vanilya ve kremayı ekleyip 5 dakika mikserleyelim .
Kremayı isterseniz ekleyin ama krema tatlıya çok güzel bir kıvam veriyor .Deneyin ve de görün derim .. 
Vanilyayı sütlü tatlılara sıcaklık çıkınca eklerseniz aroması daha yoğun hissedilirmiş..
Tatlımızı etimeklerin üzerine dökelim .
En üstede çilekli,çikolatalı sos ve meyve kullandım .
Siz istediğiniz şekilde servis yapabilirsiniz...
Buzdolabında biraz soğutursanız tatlı daha bir kendine gelir ve servisi kolay olur...
Afiyet olsun ....
Bu tarifi de 53.P.D.Ç.S.Etkinliği için GELİBOLU 17 ye gönderiyorum ...

2 Şubat 2010 Salı

çocuklarla sinemaya gittik ...


Bugün İstanbul'a karın geri döneceğini duyar duymaz planı yaptık ....Kar yağınca evde kalacağımızı düşünerek gitmeyi düşündüğümüz sinemayı uygulamaya koyduk ..
Önce sevgili komşucuğum Nurgül ve kızlarını  sabah kahvaltıya davet etmiştim ..Güzel ve neşeli bir kahvaltıdan sonra internetten filmlere baktık ..

    Furkan ve Berkan 'la Pıtırcık'a gitmeyi düşünmüştük ama Furkancığım ben çocukmuyum diye yan çizince 
 Kızlar ve Berkan Pıtırcığı, Furkansa Korku fiilmi olan Ada zombilerin düğününü  izlemeye karar verdi...  
 Furkancığım çocukmuymuş ,artık büyümüşmüş büyüdün tabi canım benim yıllar ne çabuk geçiyor yaaa...
Eskilerde biz öyleydik  yaşımız sorulduğunda bir iki yaş büyük söylerdik .....
Şimdi sıra oğlumda 10 yaşında ama asla kabul etmiyor..Verdiği kararlarda bu paralelde oluyor tabiii.
Neyse korkarsın ,girme istersen felan dedik ama ısrarla izlemek isteyince de kararı kendine ne bıraktık... 
.
Çocuklar Pıtırcığı zevkle izlediler ....Onlar filmi izlerken bizde komşucuğumla ve büyük kızı Gülşah'la mağazaları gezdik ...Bu AVM' lerde ben mi adam gibi bişey bulamıyorum yoksa doğru dürüst şeyler satılmıyor mu???
Hep uçuk kaçık şeyler !!  Anlamadık gitti .
Bu arada Furkancığım da tercih ettiği filmden çok memnun kalmış ona göre korkmadan izlemiş yani ....
Ama çocukların izleyeceği bir film değil di bence... 
                                                                     
                                                                                    ******
Bu arada oğluşlarım Ata sporu güreş'e başladılar ..Hafta içi hergün antremanları var .Şimdilik severek gidiyorlar .Bugün sinema dönüşü
kar hafiften başlamasına rağmen ben onları spor salonuna bıraktım...
Onlar antremandan çıkana kadar da kar fazla yağmasın diye umarak (en azından biz eve dönene kadar)    bekledim ......
Dönüşte görüş mesafemiz çok düşük bir şekilde  eve kendimizi zor attık desem yeridir..
Ve Rabbimize dua ettik....
                                                                                     **
Rabbim evsiz barksızlara bu havada ihtiyacı olan tüm canlılara,insanlara yardım et...(Amin)

1 Şubat 2010 Pazartesi

Benim memleketim ...

Büyük şehirde doğmak ve de büyümek bir çok açıdan avantajlı olabilir...Ama insanın geri planını da unutmaması gerekiyor ..
Ben evlenene kadar memleket yada köy lafı duymayı pek istemezdim ..Sebep köye gidince rahatım bozulacaktı ..Aklıma estiği zaman gezip tozamayacaktım .Babamda pek sevmezdi biz iki kafadar planları kendimize göre yapar bazen annemi tek başına gönderirdik ...(hain evlat durumları yani :-)))
Aslında hala geçicide olsa rahatım bozulacak diye düşünürüm ...


Ammmaaaa ne zaman ki evlendim işte o zaman eşimin eşsiz doğa sevgisi azıcıkta olsa yansımalarını gösterdi ve zevk almadığım şeylerden zevk almaya başladım ...
Eşimin köy yaşanmışlığı olduğu için sağolsun bize herşeyi o kadar güzel başka açılardan gösteriyor ki zevk almamak elde değil...Bunları niye anlatıyorum İki tane oğlumuz var .Ve büyükşehirde büyüyorlar .Toprak ve gerçek doğadan uzak .Bu iki etmenin büyürken hayatlarında olmasını istiyoruz .Çünkü çocukların gelişimlerinde doğa ,toprak ve köy hayatının katkılarını eşimin gözüme gözüme sokması sayesinde anlamış oldum ... 
 Bunlardan dolayıdır ki her sene bu tarz ziyaretleri elimizden geldiğince yapmaya çalışıyoruz ...

Bizim oralar (Giresun) başka yeşildir...Özellikle Karadenizin yeşilini görmediyseniz çok şey kaçırmışsınız derim
Üst resimde ceviz bahçesindeyiz
.Ben hazır ekilmiş, yetiştirilmiş bahçeden bir şeyler toplarken çocuklar kazmayı aldılar ellerine başladılar faaliyete ...
Bahçe içinde eğlencemizde hazırdı ...Çocukların ve büyük çocuğumuzun üzerinden kaydığı kocaman bir taş ...
Bu taşı çooook eskilerde huysuz hayvanlar düzelsinler diye etrafında bir kaç defa döndürürlermiş .Hayvanların akibetini bilmiyorum valla anlatanların yalancısıyım ...
Laf aramızda bende kaydım ve çok zevkliydi ...


Resimleri büyüterek bakarsanız yeşilin güzelliğini daha yakından görebilirsiniz...
Yaz mevsiminde Karadeniz'e yolunuz düşerse sayısı belli olmayan yaylalarından herhangi birine de  uğramadan dönmeyin  derim ..
Yeşilin türevlerini ,eğlencenin hasını,karadeniz insanının doğallığını bulursunuz...
İşte yukarıda ki görüntüler Kümbet yaylasına giderken çektiğimiz görüntüler...
Kümbet yaylası harika çam ormanları ile kaplı ..Tahta evler ,köylülerin yetiştirip sattıkları ürünler ,harika ekmek fırınları veee yazın  düzenlenen  festivali ile süper bir yer.
Bizim  girttiğimiz gün  japon ve arap turistler çoğunluktaydılar.
Hava günlük güneşlikken bir anda her taraf sis altında kalıyor yaylalarda...
Şimdilik bu kadar inşallah daha çoook anlatacaklarım var .

Yeni bir mim ve ödül......


                                                             Sunshine Gün Işığı  ödülü


 Çocuk Ruhu Ödülü

 Küçük Dünyalar bloğunun sahibi sevgili Hatice'den ...
İnce düşüncesi için arkadaşıma teşekkür ediyorum .Ödül bahane asıl olan hatırlanmak aslında ..
Mim ve konusu  Tuba'dan geldi ...
Tuba da çok değişik mim konuları vardı .İşte birisi ve de cevaplarım ... 

1  - Bloğunuzu ne zaman açtınız ?
Kasım 2009 da açmışım  ama asıl tarih 18 Aralık 2009 daha yeniyim yani

2-Bloğunuzda işlediğiniz konular nelerdir?
Mutfağımızdan yansıyanlar ve Çocuklarımla yaşadıklarımız

3-Bloğunuzla ilgili düşünceleriz?
Benim için yeni bir başlangıç oldu . Hatta bağımlılık yaptı desem yeridir .Bu dünya benim çok hoşuma gitti.
Bloğumu ve paylaşmayı seviyorum....

4-Bloğunuzda yazdığınız ilk yazı  hangisidir?
İlk yazıyı aslında eşim yazmıştı onun dizeleriyle bir başlangıç yazısıydı ..

5-Sizi izlemeye alan ilk kişi kimdi?
İlk izlemeye alan Keyfe-seyran

6-İlk yorumu yazan kişi kimdi?
İlk yorumu Mutlu çocuklar bloğunun sahibi Ayşe yazmıştı .

7-En çok yorum alan yazınız hangisi?
Tatlı ve karlı anlar

8-Beğenildiğini düşündüğünüz yazınız?
Bilmiyorum ki ona siz karar vereceksiniz 

9-Tarafınızdan düzenlenen etkinlik var mı?
Henüz yok .

10-Katıldığınız etkinlikler?
Lezzet trenine katıldım .

11-1OO'ün katlarında ki üyeleriniz ?
Henüz yeniyim dedim yaaa şu an için 66 izleyicim var.

12-Toplam yazı adediniz?
58 olmuş

13-Her gün ziyaret ettiğiniz arkadaşlarınız?
Aslında bende kayıtlı olan ve izlemeye aldığım arkadaşlarımı her gün ziyaret etmeye  çalışıyorum ...

14-Bloğunuzun size kazandırdıkları nelerdir?
Yeni bir ortam ,paylaşımcı bir dünya  ve dünya tatlısı bir sürü arkadaş ve inşallah dostluklar...

Gelelim işin aslında zevkli ama bir o kadarda zor tarafına ...
Ödülü devredeceğim güzel arkadaşları belirlemeye...
Ben de okuyan, yorum yapan herkese desem kimse üzerine alınıp ta cevaplamayacak o yüzden tamamen  rastgele bir şekilde veeedaha önce mimlemediğim bir kaç isim yazıp ayrılmak istiyorum ...

Çalışkan arı (her ne kadar mimleri sevmese de)

eveet kolay gelsin arkadaşlarım topu size attım tutanları izliyorum ona göree....
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...