14 Haziran 2010 Pazartesi

Şehirlerarası Akraba Pikniği...

                                                Pazar günü Düzce'ye  bağlı Gölyakadaydık...
Sebepse  eşi dostu yakından görme, güzel bir gün geçirme adına düzenlenen köy pikniği (Yaycı Köyü) idi..
 Gölyakaya gitmek için sabah saat 6 gibi düştük yollara..
    Yemyeşil  ağaçlar altında, güzel bir piknik alanında bulduk kendimizi..

Piknik alanını biz açtık desem yeridir ;ilk ulaşanlardan biri de biz olduk..
Resimlerden nasıl bir yer olduğunu az çok anlamışsınızdır sanırım...
Ankara ve İstanbul da ikamet eden akrabalar orta nokta Düzce de buluşacaktık..
Kimisi tutulan otobüsler ile kimisi de özel araçları ile ulaştı piknik alanına.. 


Önce güzel bir kahvaltı yaptı herkes..
Izgara görüntüleri öğlen yemeğinden kahvaltı ile alakası yoktur...
**
Kahvaltıdan sonra eş dost ile görüşüldü ,sohbet edildi.. ..
Veee en büyük deşarj olma kaynağı yöresel müzikler eşliğinde çekilen horonlar ,her ne kadar biz eşlik edemesekte seyr etmekte güzeldi..
Karadeniz insanın kanı kaynıyor ,müziğine de yansımış bu
Yanda bulunan Bolu'lu piknikçilerin dikkatini  de çekti oyuncular ziyaretimize bile geldiler.. 
Bazen satranç ,bazen dama oynadık sıra ile.

 Yakan top da oynadık , bazen  ip atladık  .

Piknik alanı uzaktı ama iyi ki gitmişiz dedik..
Biz biraz erken yola çıktık..
Bizden sonra yarışma vb şeyler yapılacaktı..
Geri dönerken yolları süsleyen güzellikleri temaşa ettik ,hatta arabadan indik yakından baktık.. 


          Yollar kaynak suları ile doluydu ; buz gibi suların tadına baktık ,yanımıza da aldık biraz..

Son anda verilmiş bir kararla Adapazarı Kuzuluk'a  çevirdik arabanın direksiyonunu
Kuzuluk bizim çok sevdiğimiz bir kaplıca köyü..
Eşim buraya geldiğim zaman köyüme geldim zannediyorum der hep..
Alan güzel, doğa harika ,insanları cana yakın
Vaktimiz kısıtlı olduğu için,
köylü pazarına şöyle bir baktık..
köy yumurtası aldık..


 Minik bir dondurma ziyafeti çektik..
Aşağıda çocukların ellerindeki dondurmalar, dondurmacının gönlünden kopan ikinci dondurmaları oldu...

Kuzuluktan sonraki güzergah ise Gebze dolayları ile son buldu..
Sabah çok erken saatlerde başlayan  günümüz,
gecenin geç saatlerinde eve yorgun da olsa mutlu bir şekilde dönmemiz ile son buldu...
............................***..................................

12 Haziran 2010 Cumartesi

Kışlık salamura yaprak nasıl hazırlanır? Dondurucuya bezelye nasıl konulur?


Ağustos böceği misali kışlık yiyecekler için hazırlıklara başladım...
Üzüm yaprağı  salamurası ve biraz bezelye koydum dondurucuya...
Üzüm yaprağını geçen sene dondurucuya koymuştum ama hiç memnun kalmadım..Tadı da görüntüsü de hoşuma gitmedi.
Bu sene komşumla beraber salamura yaptık...Zamanı da geçti geçiyor gibi birşey hatırlatmış olayım..
Karadenizli olmamız sebebiyle eşimin  tercihi her zaman karalahanadan yana olsada ,
üzüm yaprağı da çoğu zaman aranıyor..


Tarif olarak ölçü belirtmeceyeğim...

Malzemeler
Ben 5 kilo kadar yaprak aldım.
Turşuluk kalın tuz
su

Yaprakları yıkadım ve damarlı yüzü üste gelecek ve sapları üst üste gelecek şekilde parça parça dizdim..
Dizdiğim yaprakları geniş bir kaba(leğen olabilir) dağıtmadan yerleştirdim..
Üzerini kapatacak kadar kaynar su hazırlayıp döktüm ve bir gece bu şekilde beklettim..
Ertesi gün yapraklarım yumuşamış ve sararmış oldu...
Yaprakları yerleştireceğim kaba yukarıda kolajda görüldüğü gibi dizili hallerini bozmadan sap kısımlarına bolca tuz serpip sararak ve de bastırarak yerleştiriyoruz..
Kab tamamen dolana ve tabi yapraklarımız bitene  kadar bu işlemi yapıyoruz..
Leğende kalan suya bol tuz ekleyip eritelim...
Bu suyu yaprakların üzerine kapatana kadar dökelim...
Ve ağzını sıkıca kapatıp güneş almayan serin bir yerde saklayalım...
 Bu arada hatırlatalım yaprağı çürümeden sağlam tutan tuzun miktarı tuzu  az koymamalısınız... 

Gelelim bezelyeye
Bezelye bizde çok sevilerek yenmiyor..Ama ramazan davetleri için iyi olur diye düşündüm...

Malzlemeler
Yine 5 kilo kadar bezelye aldım... 
1 pipet
Buzdolabı poşeti

Bezeyeleri  benim küçük beylere ayıklattım.
Yıkadım ve suyundan arındırınca buzdolabı poşetlerine uygun miktarda paylaştırdım...
Püf noktası burası bir pipete ihtiyacımız var...
Poşetin ağız kısmını elimizle sıkıca bir araya getirelim ve pipetimizi buradan içeri yerleştirelim...
Poşetin fazla olan havasını pipet yardımı ile çekelim ve ağzını kapatalım..
Fazla havayı çektiğinizde ki görüntü vakumlanmış ile aynı olacaktır..
Hem de dolabınızda fazla yer işgal etmeyecek.. 
Şimdilik bu kadar devamı gelecek inşallah..
Hayırlı ve huzurlu bir hafta sonu diliyorum herkese..
......................Sevgilerimle ..........................

10 Haziran 2010 Perşembe

Kokostar Muffin ve Okulda Kahvaltı....



Okulların kapanmasına bir hafta kaldı ..Dersler bitti sayılır dolayısı ile okul içi ve dışı aktiviteler arttı..
İşte bunlardan biri de, okulda kahvaltı yapmak...
Berkan dün okuldan gelir gelmez heyecanla,
annee sen ne yapacaksın deyince, çocuklar sever diye bu muffinler geldi aklıma.. 

Malzemeler
3 yumurta
1 su bardağı şeker
1 kahve fincanı sıvıyağ
1 kahve fincanı süt
50 gr. kakao
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
2,5 su bardağı un

 içine
1yumurtanın beyazı
1 çay bardağı hindistan cevizi
1 çay bardağı pudra şekeri
Kırık fındık

Yapılışı
Muffin içine konulan hindistan cevizli karışımı hazırlayalım öncelikle..
1 yumurtanın beyazını  köpürene kadar çırpalım. İçine hindistan cevizi , pudra şekeri ve fındığımızı ekleyelim iyice karıştıralım . İç harcımız bu şekilde hazırdır..
Muffin harcına geçelim ,bunun için yumurtalarımızı ve şekeri mikserle  tamamen krema kıvamı alana kadar çırpalım.. Sonra sırasıyla bütün malzemeleri ekleyelim.
Muffin kalıplarına 1 yemek kaşığı kek hamurundan koyduktan sonra 1 tatlı kaşığı hindistan cevizli karışımdan
ilave edelim. Yukarıda kolajda görülüyor zaten..
Hindistan cevizli karışımın üzerini tekrar hamurla kapatalım.
180 derecede ısıtılmış fırında pişirelim.. 
Üzeri içinse hazır glazür eritip kullandım..

Çocuklar okulda kahvaltı yapmayı pek sevdiler..
En çokta öğretmenleri sevdi sanki , pek neşeliydiler Allah eksik etmesin... 
Bu hafta  her gün bir başka sınıfta kahvaItı var..
Yukarıda çocukların gösterdiği minik ayıcık şeklindeki pankeklerin tarifi burada...
Benim oğlumun mutluluğu ise tüm dişlerini göstermesinden belli  oluyordur sanırım..

9 Haziran 2010 Çarşamba

Fırında Sütlaç...

                           Türk mutfağının geleneksel tatlılarından olan Fırın sütlaç, yapımı kolay hafif bir tatlı.
Bazı bloglarda sütlaç'a sütlaş denildiğini gördüm değişik de geldi ...
Acaba sütlü aş mı demek istediler ?...
***
*
Yedi sekiz aydır çok memnun olarak açık süt alıyorum ve  haftalık aldığım içinde öncelikle yoğurdumu yapıyorum ..Çocuklar kahvaltıda içiyorlar ve kalanı ile de çoğunlukla sütlü tatlılar yapıyorum ..
İşte bu hafta sütlaç yaptım ve farklı olarak bir de fırına vereyim bakalım dedim ..
İşte son halleride bu şekilde oldu...
Malzemeler
1,5 litre süt
800 ml su
1,5 çay bardağı pirinç
1 su bardağı şeker
2 yemek kaşığı nişasta
1 adet yumurta

Yapılışı
Pirinçleri yıkayalım ve 800 ml su ile pirinçler yumuşayıncaya kadar haşlayalım..
Pirinçler yumuşayınca sütünü  ilave edelim.
Pirinçlerin tencerenin dibine yapışmaması için ara ara karıştırarak sütü kaynatalım. Kaynayan sütün içine şekeri ilave edelim. (Kalsiyum kaybı olmaması için şekeri süt kaynadıktan sonra ekliyoruz)
Nişastamızı az suyla seyreltip sütlaçımıza ilave edelim..
Ara ara karıştırarak koyulaşana kadar pişirelim. Sütlacımız pişince sütlacı ocaktan alalım ve 1-2 dakika bekletelim. Yumurtayı bir kasede çırpalım ve sütlaca ilave ederek iyice karıştıralım.(Burada yumurta eklememizdeki amaç sütlaclar fırında pişerken üzerlerinin yanmasını sağlamak)
Sütlacı fırına dayanıklı kaselere paylaştırıp fırın tepsisine yerleştirelim.(ben güveç kaplarını kullandım) 
Kaselerin yarısına gelecek kadar su ile dolduralım ve önceden sadece üstten ısıtılmış 200 dereceli fırında üzerleri kızarıncaya kadar pişirelim

......................................Afiyet Olsun......................................

Fırında Sütlacımızı  Sevgili Nursen Hanımın , "Blog Kulübü Yemekteyiz Etkinliği", Tatlı kategorisine yolluyor, kendisine bol katılımlı bir etkinlik diliyorum.

7 Haziran 2010 Pazartesi

Kabak Dolması...

                                  
                                           
                                                     Malzemeler

5-6 tane dolmalık yeşil kabak
250 gr dana-kuzu karışımı orta yağlı kıyma
Her kabak için 1 yemek kaşığı pirinç
1  büyük kuru soğan(yemeklik doğranacak)
3 diş sarımsak
Çeyrek demet maydanoz
1 yemek kaşığı nane
1 kaşık karışık salça(biber-domates)
1 kase kadar domates rendesi (ben yandaki şekilde kulandım)
1 çay bardağı su(iç harca)
Kıymanın yağına göre biraz sıvıyağ
Karabiber, tuz


Yapılışı
Kabakları temizleyip yatay olarak ortadan ikiye bölelim .Yani bir kabaktan iki dolma çıkacak.
Kestiğiniz kabakların içini oyacakla oyarak içini boşaltalım. Tüm kabakları bu şekilde hazırlayalm.
İç harcını üstteki malzemelerin tümünü çiğden bir karıştırma kabında karıştırarak hazırlayalım..
Oyduğumuz kabaklara harcı dolduralım .
Üzerine ihtiyaca göre biraz yağ ilave edelim ve kabakların 1 parmak altında kalacak şekilde tuzlu su koyalım.
Ben beraberinde aynı içle dolmalık biber de doldurdum..
Tenceremizi ocağa alıp kaynayana kadar yüksek ateş de kaynadıktan sonra
kısık ateş de pişirmeye devam edelim.
Kabak ve biberler yumuşayıp iç pişince ocağı kapatalım..
10 dakika dinlendirip dolmamızı servis edebiliriz..
Yanında sarmısaklı bir cacıkla iyi gider..
 
***
**
*
***Ben bir kaç yıldır kışlık hazırladığım domates sosumu yukarıdaki şekilde soda şişelerinde tek kullanımlık hazırlıyorum..
Bu senede hazırlarken sizle nasıl yaptığımı paylaşıcam inşallah..
***Kabakları oyarken içinden çıkan kabak içlerini mücver yaparak değerlendirdim..

.....................................Afiyet Olsun.....................................

Mis Kokulu Çilek Reçeli

Çilek zamanı yavaş yavaş geçiyor..
Minik minik mis kokulu çilekleri bulduysanız hiç beklemeyin reçelinizi yapın derim..
Biz çilek almak için komşularla üşenmedik meyve haline gittik ve kasa ile aldık..
Renkleri kıpkırmızı, kokuları mis gibi çilek kokusundaydı..
Ben reçel yemeyi değil daha çok yapmayı sevenlerdenim .Pişerken tüm evi saran kokusu yeter..

                                                          

Üstte reçelde çilekler yakın çekim olduğu için büyük çıkmış ama küçüktüler aslında..


Malzemeler
3,5 kilo çilek
3 kilo toz şeker
2 limonun suyu
veya
3 çay kaşığı limon tuzu

Yapılışı
Çilekleri yapraklarını temizledikten ve yıkadıktan sonra eğer içinde büyük olanlar varsa benimkiler gibi 1 çileği 2 'ye veya 4'e bölerek büyük bir tencereye yerleştirilir.
Çileklerin üzerini tamamen kapatacak şekilde toz şekeri dökelim.
Sonra tencerenin kapağını kapatıp bir gece buzdolabında bekletelim. En çok bir gece bekletelim. Aslında burada amaç beklerken şekerin eriyip çileği sulandırmasıdır..
Ertesi gün tencereyi ocağın üzerine alalım. Kaynayana kadar bekleyelim. Kaynayınca dikkat etmek gerekiyor bu aşamadan sonra kolayca taşabilir. Kaynamaya başladıktan sonra tencerenin altını kısalım ve reçelimiz koyu kıvama gelene kadar 40 dakika kadar pişirelim. Ara ara üzerinde oluşan köpükleri kaşık yardımıyla alalım..
Arada kıvamını kontrol edelim. Bunun için düz bir tabağa biraz suyundan damlatalım ve soğuyunca tabağı  eğelim eğer zor akıyorsa  reçelin kıvamı olmuş demektir.
Kıvamı yakaladığımız zaman reçelimize  limon suyumuzu da eklenerek 4-5 dakika kadar daha kaynatalım sonra tenceremizin altını kapatalım.Reçelimizin ilk sıcaklığı çıktıktan sonra cam kavanozlara dolduralım ve kapaklarını kapatalım..Vee soğuk bir yerde muhafaza edelim..
İster hemen yiyin, isterseniz benim gibi  bir bölümünü kışa saklayın..

*** Reçel için tercih edeceğiniz çilekler ufak ,koyu renkte ve kokulu olursa reçeliniz daha lezzetli olacaktır..
*** Reçeli pişirirken mümkünse karıştırmayalım ki çileklerimiz ezilmesin..
***Reçel pişerken üzerinde oluşan köpükleri olabildiğince alalım ki reçelimizi bozmasın... 
***Ben reçeli biraz fazla yaptım siz orantılı olarak malzemeyi artırıp eksiltebilirsiniz.
***Limon yerine limon tuzu da kullanılabilir bunun içinse kilo başına bir çay kaşığı limon tuzu yeterli olacaktır..Limon tuzu reçelinizin daha çok dayanmasını sağlayacaktır..
*** Kullanacağınız tencereyi derin seçerseniz taşma ihtimali biraz daha azalır..

Reçelimin rengi çok güzel oldu..
ve çilekler dağılmadı ..

.............................Afiyet Olsun.........................

5 Haziran 2010 Cumartesi

Garnitürlü Rulo Patates Salatası...

Yoğun olan  gündemden sonra nihayetinde hayat devam ediyor..
Ama bazı şeyler aynı olmayacak hayatımızda inşallah ...
unutulmayacak ve ututturulmayacak çok şey var hayatta..
***
**
*
Rulo patates salatası azıcık uğraştıran bir salata olsada sunumu ve lezzeti değer detirten cinsten..

Bizim evde azıcık kilo sorunu olan iki bey olunca bazı tarifler sadece misafir gelince yapılıyor ne yazık ki..
Yapılşını aşağıda kolajda göstermeye çalıştım .Normalde rulo salata yapılırken arasına karışık garnitür konuluyordu .
Ben bir anda yapmaya karar verdim .Garnitürde evde olmayınca ara kısıma havuç kavurup koydum ,lezzetli de oldu.. 
Malzemeler
8 iriye yakın orta boy patates
2 yemek kaşığı sıvı yağ
3 yemek kaşığı limon suyu
 karabiber,tuz,kırmızı biber
bir kaç dilim salam veya sosis
kornişon turşu
1 kutu garnitür

veya
Benim yaptığım gibi
3 havucu rendeleyip sıvı yağda kavurun

Sosu icin
8 yemek kaşığı katı yoğurt
4 yemek kaşığı mayonez
 2 diş sarımsak rendesi
 tuz

Yapılışı
Patatesleri haşlayıp soyalım. Ve püre haline gelene kadar ezelim.
Sıvıyağı, limon suyunu, tuzu, karabiberi, kırmızıbiberi  patatese ilave edip iyice karıştıralım.
Bu aşamada iyice yedirmek için elimizle yoğurabiliriz.
Bir kasede yoğurt, mayonez ve tuzu karıştıralım. Sarımsağı ezip ilave edelim.
Strec filmi yaklaşık 40 cm uzunluğunda keselim, tezgaha yerleştirelim ve
üzerine patatesi elimizle bastırarak ne ince ne kalın olacak şekilde orta kalınlıkta yerleştirelim..
Yoğurdun yarısını patatesin üzerine sürelim, üzerine de garnitürü veya benim yaptığım gibi kavurduğunuz havuçları yerleştirin.Üzerine kornişon turşuları ve salamı minik minik doğradım.
Sonra yoğurtlu sostan kaşıkla üzerlerine ara ara tekrar koydum.
Yandan strec filmi kaldırarak rulo şeklinde gevşek olmayacak şekilde saralım.
Ve bu şekilde servis yapana kadar en az 3 saat gibi buzdolabında bekletelim..
**
*
Servis etmeden yarım saat önce buzdolabından çıkaralım ve kalan mayonezli yoğutlu karışımımızı rulomuzun üzerine sürelim..
Ben üzerini kornişon turşu ve kırmızı biberli yağ ile süsledim sizin zevkinize kalmış..
Dilim dilim rulo salatamız servise hazırdır..
**
*

***Benim misafirler fazlaca olduğu için patatesi çok kullandım siz kendinize göre ayarlayabilirsiniz..
***Eğer ruloyu ince veya kalın sararsanız sararken çatlama yapabilir buraya dikkat..
***Rulo içinde ve üzerinde isterseniz dereotu veya maydanoz kullanabilirsiniz ki patatese yakışır..
***Ben ruloyu bir gece önceden yaptım bekleme süresi daha fazla olduğu için şekil olarakta iyi oldu..
*** Salatayı süslerken zevkize kalmış rulo pasta niyetine süsleyebilirsiniz..

..............................................Afiyet olsun..................................
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...