18 Şubat 2012 Cumartesi

Keçi Ayağı (Hamur Kızartması)

Bol güneşli hayırlı bir hafta sonu diliyorum hepinize...
Yarın pazar, hafta sonu kahvaltıları sizler için de bizde olduğu gibi ayrıcalıklı ise
 değişik neler yapabiliriz diye düşünüyorsanız,
işte size alternatif bir tarif..


Annem biz çocukken genelde yemek olmadığı günlerde yapardı  hamur kızartmasını..
Haa bide ramazanda özellikle sahur sofrası için vazgeçilmezimizdi diyebilirim..
Bir de şekerli pişisi varki bir gün onuda yapıp paylaşmalıyım , lezzetinden ve tabiki kalorisinden geçilmiyor..


*
     Kızartmamızın adı ve şekli biraz ilginç gelebilir size..
Şekil itibari ile keçinin ayağını çağrıştırıyor..
Çabuk pişiyor ve pişerken hiç yağ çekmiyor denebilir.
Yanında öncelikle reçel çeşitleri ile mükemmel oluyor...
Devamında peynir, zeytin, domates ve bunun gibi kahvaltılıklarla servis ettiğinizde tadına doyulmaz.


Malzemeler
1 su bardağı sulu yoğurt
1 yumurta
2 yemek kaşığı sıvı yağ
1 paket kabartma tozu
1/2 limon suyu
1tatlı  kaşığı tuz(silme)
2,5-3 su bardağı un

Kızartmak için sıvı yağ

Hazırlanışı
Yoğurt, tuz, sıvı yağ,yumurta, kabartma tozu(kabartma tozunun üzerine yarım limon sıkalım),un  ile kulak memesi kıvamında hamur yoğuralım.
Hazırladığımız hamurumuzun üzerine nemli bir bez örtelim 10-15 dakika dinlendirelim.
Hamuru elimizle şeritler halinde uzatalım ,başparmağımızdan biraz daha kalın uzun dikdörtgen şekilde kesip  bir kenarlarını bıçakla çıtlatalım.
Bol kızgın yağda özellikle karıştıra karıştıra kızartalım(yanmamaları için)
Bu yüzden önce hamurları hazır edip daha sonra kızartırsanız çabuk yanmalarını engellemiş olursunuz.
 Arzuya göre aşağıdaki gibi reçel ,bal, peynir, zeytin vede sıcacık çay eşliğinde servis yapalım.



Keçi ayaklarının  hamurunu hazırlarken tuz ilave etmezseniz şerbetleyerek tatlı olarakta yiyebilirsiniz.
Bunun için koyu olmayan bir şerbet hazırlıyoruz kızartmamızı yapar yapmaz soğuk şerbete atıyoruz..

Farklı bir hamur kızarması tarifi  de  burada var..

Bu ölçüler 4 kişilik bir aileye yetecek kadardır..
Eğer  daha fazla yapmak isterseniz yumurta, un ve  yoğurt miktarını 2 katına çıkarmalısınız..

..............Afiyet Olsun..............

16 Şubat 2012 Perşembe

Cappucinolu Islak Kek




Bir önceki postta paylaştığım balık soframızın tatlısıydı cappucinolu kek..
Bilmem sizde cappucino tadını severmisiniz?
Ben çok seviyorum ve her fırsatta da kek, kurabiye, sütlü tatlılarımın içinde kullanıyorum..
Islak kek içinde de çok lezzetli oldu..


Malzemeler
4 yumurta
1 su bardağı sıvıyağ
2 su bardağı şeker
1,5 su bardağı süt
2,5 su bardağı un
4 yemek kaşığı kakao
1 paket vanilya
1 paket kabartmatozu
1 paket cappucino
Yarım çay bardağı damla çikolata

Yapılışı
Sıvıyağın içine kakao, şeker, süt ve cappuccinoyu ekleyelim mikserle çırpalım.
1 su bardağı karışımdan ayıralım (üzerine dökmek için).
Ayrı bir kapta yumurtaları çırpalım geride kalan sıvı karışıma ekleyip, karıştıralım.
İçine un, kabartmatozu, vanilya ve damla çikolataları ilave edip karıştıralım.
Yağladığımız kek kalıbımıza dökelim.
Önceden 170 derecede ısıttığımız fırında pişirelim.
Kekimiz piştikten sonra sosu daha iyi çekebilmesi için birkaç yerinden bıcakla delelim.
Ayırdığımız 1 bardak sosu ,dibe çöken şeker varsa
tekrar kaşıkla karıştırıp kekin her tarafına gelecek şekilde dökelim.
1saat sosu çekmesi için dinlendirelim.


   Kekiniz tamamen ılıdıktan sonra hindistan cevizi ,toz fıstık veya kıyılmış ceviz serpiştirip servis yapabilirsiniz..
Toz şeker miktarını damak zevkinize veya sağlık durumunuza göre azaltabilirsiniz.
Islak kekin muffin kalıplarında yaptığım şeklide çok hoş oldu..
Çocuklar bu haliyle daha bir sevdiler sanki...

Tarifi, Porselen çemlik çay saati etkinliği için  GÜLO ANNE MUTFAKTA 
arkadaşıma gönderiyorum...
..............Afiyet Olsun...............

12 Şubat 2012 Pazar

Hamsi Sofrası ve Mısır Ekmeği


Hamsi çoğu zaman hafta sonu soframızın vazgeçilmezidir..
Karadenizli olunca tercihimiz çoğu zaman hamsiden yana oluyor..
Belki belirtmişimdir daha önce eşim için (Gerçi çoğu karadenizli için de) balık vardır ayrıca hamsi vardır .
Yani hamsi hamsidir, balık değil..
Bir de her hamsiyi beğenmez..
 Buzhane hamsisini yemez..
Özel bir balıkçımız var onu arar ,taze hamsin varsa geleyim der..
Üşenmez taze hamsi için düşer yollara..
*
Hamsiyi sevdiklerimizle yemeği de çok severiz..
Eşim çok lezzetli pişirir daha önce burada paylaşmıştım..
Ama hani biz bayanlarda olur ya her zaman çok güzel yaptığımız şeyi misafir gelince tutturamayız ya
bazen öyle olduğu da oluyor..
Bir hafta ara ile sevdiklerimize balık pişirdik..
Alttaki sofra sonuncusundan..


Masamızda neler varmış?
Baştacımız hamsi tava
Mısır ekmeği
Karışık kış salatası (Pancar turşusu ilaveli)
Karışık lahana turşusu
Ve
Cappicinolu  Islak Kek

Bugün balıkla enfes olan mısır ekmeğinin tarifini paylaşacağım..
Alttakini baton kek kalıbında pişirmiştim..


Malzemeler
2 Su bardağı mısır unu
1 Su bardağı beyaz un
Yarım su bardağı sıvıyağ
2 Su bardağı süt
1 Paket kabartma tozu
1 Tatlı kaşığı uz

Yapılışı
Malzemeleri karıştırma kabında karıştıralım
Hamurumuzun koyu kıvamlı bir kek hamuru gibi olması gerekiyor.
Yağlayıp, unladığınız kalıba dökelim. (Ben değişik kek kalıpları kullandım ama yuvarlak tepside olabilir.)
180 derece de ısıttığımız fırında, yaklaşık 30-35 dakika üzeri kızarıp ,batırdığımız kürdan temiz çıkıncaya kadar pişirelim.
Mısır ekmeği pişince normal ekmek gibi yumuşak ve kabarık olmaz katı kıvamlı olur ..

Mısır ekmeği için gerçek mısır unu bulabilirseniz ekmeğiniz çok daha lezzetli olacaktır..
Piyasadaki mısır unlarınınn çoğunda nişasta karışık olduğu için lezzet çokta iyi olmayabiliyor..

Mısır ekmeği özellikle hamsi ve mıhlama yanında sıcak sıcak enfes oluyor..

Yuvarlak mısır ekmeğini ise Tart kalıbında pişirdim..


Bir önceki hafta ise çok sevdiğim blogger arkadaşım Ayşe ve ailesi soframızı şenlendirdi..
Menümüz hemen hemen aynıydı  ama eşim balıkları biraz fazla pişirdi mi desem azıcık yaktı mı desem..
Neyse bunu saymayız ,bir dahakinde telafi ederiz inşallah ....   



Burada da pırasalı mısır ekmeği tarifi var..
Pırasa mısır ekmeğine çok hoş bir lezzet veriyor denemelisiniz..

.............Afiyet Olsun.............

8 Şubat 2012 Çarşamba

Farrero Rocher (Fındık ezmeli çikolatalı toplar)

Karlı bir İstanbul gününde, hepinize sevgiler sunarak başlayalım bu güne de....
Çikolata ile kavrulmuş fındığın birbiri ile karışıp ,lezzetin tavan yaptığı bir tarifle sizinleyim..
Kısa sürede yapılıyor amaa tadına doyum olmuyor.
Uyarıyorum iradenize hakim olamazsanız hepsi biranda bitebilir dikkat   !!!
*
Şebinkarahisarda yapılan el yapımı fındık ezmesini çok severiz biz..
Bu yaz memlekete gittiğimizde yanımızda götürdüğümüz fındıkları dedeme verdik..
Dedem fındık içlerini sobanın fırınında kavurup daha sonra büyük bir havanda pudra şekeri ilave ederek dövmek sureti ile enfes lezzette fındık ezmemizi yapmıştı..
Burada fındık ezmesini yapan Şebinkarahisarlıyı görebilirsiniz..

Bayram da özel günlerde şık bir ikram olabilir..
Deneyin göreceksiniz

Malzemeler
2 su bardağı kavrulmuş fındık
3 yemek kaşığı pudra şekeri(damak tadınıza göre ayarlayabilirsiniz)
3 veya 4 yemek kaşığı çiğ krema ( orjinal tarifinde yumurta beyazı kullanılıyormuş)

Üzeri için
150 gr bitter veya sütlü çikolata
1 yemek kaşığı kadar çiğ krema

Yapılışı
 Kavrulmuş fındık içlerini ve pudra şekerini blendırda diri olmayacak şekilde çok ince çekelim.
2-3 kaşık kremayı ekleyerek tekrar çekelim.
Karışımı elimizle kontrol edelim, elimizle sıkarak şekillendirebiliyorsak kıvam tamamdır..
Eğer şekillenecek kıvama gelmediyse kontrollü olarak krema ekleyebilirsiniz....
Hazırladığımız ezmeyi cevizden az küçük boyutta  veya daha minik olabilir yuvarlak form verelim..
Yağlı kağıt serili tepsiye dizelim, yaklaşık 20 dakika kadar buzdolabında dinlendirelim.
Çikolatayı benmari usulu eritelim. (bu usulü aşağıda anlattım)
Çikolatalar eriyince 1 yemek kaşığı kremayı ilave edelim (çikolatanın daha yumuşak bir kıvam elde etmesi için)
Beklemiş olan ezmelerin 2 çatal yardımı ile her tarafinı çikolataya bulayalım...
Ve servis edene kadar buzdolabında saklayalım..
*
Siz ezmelerinizin üzerindeki çikolatanın kıvamını daha sert isterseniz ,içine ilave ettiğiniz kremayı eklemeyebilirsiniz..
Böylece ezmelerinizin üzerindeki çikolata katmanı daha kıtır kıtır olacaktır..
Ame belirtmeliyim ki erimiş çikolataya krema ilave edince ,çikolata donunca biraz daha yumuşak ve daha bir parlak duruyor..Tercih sizin..
Altaki kolajda benim ezmelerimin boyutlarını görebilirsiniz..


Bu şekilde hazırladığınız çikolata kaplı ezmeleri isterseniz, minik muffin kağıtlarında, isterseniz aşağıda gördüğünüz gibi üzerlerine batıracağınız minik aparatlarla servis yapabilirsiniz...

Üstte benim ezmemin üzerinde ki parmak izimi de görmemiş olun..

Fotoğraflarımı mutfaktaki minik yardımcım nedeniyle acele acele çektiğim için kusuruma bakmayın, şimdilik o kadarcıkta olsun..



Ben bir kısmını üstteki gibi ,kalp şekilli kalıplara bastırarak şekil verdim..
Eğer çok veya az yapmak isterseniz, miktarları kendiniz orantılı olarak artırıp azaltabilirsiniz..


Bu lezzetli ezmeleri ister yapın sevdiklerinizle beraber tüketin ,
istersenizde şık bir paketle sevdiklerinize hediye edin....

Tarifin orjinali burada ,arkadaşımız bloğunu yeni açmış kendisine başarılar diliyorum,sizde diğer tariflerine bakmak isterseniz buyrun..

Benmari Nedir?
Bu yöntemde çikolata parçalanarak küçük bir kaba konulur..
Çikolatayı koyduğumuz kap su dolu daha büyük bir kabın içine konulur..
Bu kap ocağa konulacak bir kab olmalıdır..
Kısık ateşte alttaki kaptaki su kaynar üstteki kaptaki çikolata sıcaklıkla erir
Çikolatalar bu şekilde tadında ve görüntüsünde değişiklik olmadan eriyecektir..
Bu işleme benmari denir..
Bu işlemi uygulamalı olarak görmek istiyorum dersenizde buraya bakabilirsiniz..

Bu tarifi de etkinlik için Tombul Tarifler'e  ve Güloannemutfaktaya gönderiyorum..

..............Afiyet Olsun..............

6 Şubat 2012 Pazartesi

Baharatlı Kıyır Kıyır Tuzlu Kurabiye



Günaydın;tüm dostlarım, arkadaşlarım ve de izleyenlerim;
Sabah sabah hazır Zeynep'imi uyutmuşken kayıt işini halledeyim diye oturdum pc nin başına .. 

Evet Akraba günü lezzetlerimizin belki de en sevdiğim lezzetinin tarifini vermek üzereyim..
Tadını lezzetini anlatamam ,nasıl güzel birşeydi yapmanız ve de tatmanız lazım ki anlayasınız..
Deneyin ve de görün diyorum başka da bir şey demiyorum..
***
Bu tuzlu kurabiyelerin orjinal fotoğraflarını kaybetmiştim..
Yayınlamak için evde ben tekrar denedim, ilk karede gördükleriniz benim denediklerim..
Nasıl oldu bilemiyorum kayıp fotoğrafları bir şekilde buldum, üstte gördükleriniz de akraba günümüzden  .. 
Bu kurabiyelerin mini mini versiyonlarına bakmak isterseniz onlarda burada..

***
Benim tuzlu kurabiyelerimin üsttekilerden tek farkı 1 yemek kaşığı salça ilavesi oldu..
Bu yüzden benimkiler daha bir kırmızı kırmızı oldu..
Ama salçasız olanı sanki daha bir lezzetli....


Uzatmayayım tarife geçeyim sizi de merak içinde bırakmayayım di mi?

Malzemeler 
125 gr tereyağı (yumuşak)
1 su bardağı sıvıyağ
Yarım çay bardağı sirke
1.5 yemek kaşığı toz şeker
1 tatlı kaşığı çörek otu
1 emek kaşığı siyah haşhaş
1 tatlı kaşığı kırmızıbiber(tepeleme) 
1 tatlı kaşığı mahlep
1 tatlı kaşığı tuz(silme)
1 paket kabartma tozu
1 yumurta(beyazı içine sarısı dışına) 
Aldığı kadar un

isterseniz
1 yemek kaşığı domates salçası

Yapılışı
Yumurta sarısı ve un hariç  tüm malzemeyi sırası ile karıştırma kabında karıştıralım.
Unumuzuda yavaş yavaş ilave derek kulak memesi kıvamında hamurumuzu elde edelim.
Elimizde istediğimiz boyutta yuvarlayarak şekil verelim.
Ya da benim yaptığım gibi değişik kurabiye kalıpları kullanarak şekil verelim.
Üzerlerine önce yumurta sarısını sürelim (ilk fotoğrafta yaptıklarımız için) bıçakla yuvarlaklarımızın üzerini artı şeklinde çizelim...
Ya da çizmeden üzerine susam ,çörekotu ,haşhaş ne varsa dökelim.
180 derecede üzerleri kızarana kadar pişirelim..
Sonra da afiyetle yiyelim misafirlerimize ikram edelim..


Bunlar benim yaptıklarımdan


*Baharattan vazgeçemeyenler mutlaka denemeli bu kurabiyeleri
*Kurabiyelerin üzerlerini bıçakla keserek şekil verecekseniz dikkat edin önce yumurta sarısını sürüyoruz sonra kesiyoruz..
Tersini yaparsanız kesdiğiniz kurabiyelerin üzeri açılmayacakdır göreceksiniz.(tercrübe ile sabittir)

*Bu ölçülerle hatırladığım kadarıyla 32 adet kurabiye çıkmıştı..
Bakmak isterseniz burada da  burada ve de burada baharatsız ama gerçekten lezzetli ve ağızda dağılan diğer bir tuzlu kurabiye tarifleri var..

...............Afiyet Olsun.................

4 Şubat 2012 Cumartesi

Kolay Rokoko


Son akraba günümüzün menüsünü paylaştım, tarifler geliyor sırayla..
Bloğumun güncellemesi her zaman aynı sıklıkta olamayabiliyor üzgünüm..
Gönül ister ki her gün yeni bir post hazırlayayım yeni bir tarif paylaşayım ama olamayabiliyor çoğu zaman..
Adsız izleyicim kusuruma bakma emi  beklettim farkındayım
 ama dönem karne tatili olursa bir minik hanımım üçte erkeğimiz aynı anda evde olursa güncellemeler aksıyor doğal olarak.. 
*** 
Rokoko hem lezzetli hem de besleyici bir o kadar da kolay bir tatlı .. 
Özellikle sıcak yaz günlerinde büyük bir zevkle tüketilebilecek, dondurma tadında bir tatlı..
Günümüzde dondurmanın da pek yazı kışı kalmadı artık..
Rokokoyu da zevkle tüketebilirsiniz ..  



Malzemeler
paket kakaolu bisküvi
1 su bardağı çiğ krema
1 paket vanilya
1 su bardağı pudra şekeri
1 su bardağı kırık fındık içi
1 çay bardağı kuru üzüm
1 limon kabuğu rendesi
100 gr. bitter çikolata
  1. Kıvamı ayarlamak için 
    3-4 kaşık süt

    Üzeri için 
    Kakao yada çikolata sos

    Yapılışı
    Bisküvileri elimizle un haline gelecek şekilde parçalayalım.
    Çikolatayı benmari olarak eritelim.
    Karıştırma kabına erittiğimiz ılıyan çikolatayı , kremayı, kırık fındık içini, kuru üzümü, limon kabuğu rendesini, pudra şekeri ve vanilyayı ilave edelim hepsini karıştıralım.
    Ezilmiş kakaolu büsküvileri de üstteki karışıma ilave edelim.
    Kıvam olarak sert olursa ,şekillendirecek kıvama gelene kadar yavaş yavaş süt ilave edelim.
    Rokokomuzun hamuru hazırdır..
    Hamurunuzu içine streç film yerleştirdiğiniz kalıplara bastırarak yerleştirin.
    Rokokolarımız, streç film sayesinde kalıplardan çabucacık ayrılacaktır..
    Buzdolabında bir gece bekletirseniz şekil ve lezzet olarak daha iyi olacaktır..
    Servis edeceğiniz zaman üzerine ister kakao eleyin isterseniz de bizim yaptığımız gibi çikolata sosla  ve özellikle de soğuk servis yapın..

    *Şekillendirme aşaması için minik silikon kalıpları da kullanabilirsiniz, minik cam kalıplarda olabilir ya da bizim yaptığımız gibi kurabiye kalıplarını kullanabilirsiniz...
    *Bu tatlıyı isterseniz tek bir kalıba bastırarak da (tek tek şekillendirmeden) hazırlayabilirsiniz..

    Bu tarif Oktay Ustaya ait diye biliyorum ama Emine Beder adı da geçiyor bazı yerlerde
    belirtmeden geçmeyelim. ..

    ...............Afiyet Olsun................

3 Şubat 2012 Cuma

Bugün Mevlid Kandili.....


        
Mevlid kelimesinde "doğum" mânası vardır.
Kandil kelimesinde de, belli günlerde yakılan aydınlık anlamı mevcuttur.
İkisini bir araya getirip de Mevlid Kandili dediğimizde, Resûlüllah (asv)`ın doğum gecesinde minarelerde yakılan kandiller hâtıra gelmektedir.
Müslümanlar, her sene Rebiü`l-evvel ayının on ikinci gecesine giriş teşkil eden geceyi dinî merasimlerle ihyâ eder, farklı bir huzur ve neş`eyle tes`id etme titizliği gösterirler.
Kandillerle donatılan camiler bu niyetle dolar, taşar...

Mevlidin dinimizdeki yeri nedir?
Bugünkü İslâm ülkelerinde Peygamberimiz (asv) in doğumunu yâd etmek, ona salât-selâm getirmek maksadıyla çeşitli dillerde okunan mevlidler vardır.
Bunların içinde en çok tutulan ve okunanı Süleyman Çelebi merhumun 1409 yılında yazdığı Vesiletü’n-Necât isimli mevlid kitabıdır.
Önceleri yalnız Peygamberimiz (asv)'in doğum gününde okunan ve tertip edilen mevlid merâsimleri, daha sonra bütün mübarek gecelerde tekrarlanmış, bilhassa memleketimizde daha da yaygınlaşarak, ölüm, hastalık ve daha birçok vesilelerle okunagelmiştir.
 
Kandil Gecelerini Nasıl Değerlendirelim?

1. Kur'ân–ı Kerim okunmalı; okuyanlar dinlenmeli; uygun mekânlarda Kur'ân ziyafetleri verilmeli; Kelamullah’a olan sevgi, saygı ve bağlılık duyguları yenilenmeli, kuvvetlendirilmeli.
2. Peygamber Efendimiz (sas)’e salât ü selâmlar getirilmeli; O’nun şefaatini ümit edip, ümmetinden olma şuuru tazelenmeli.
3. Kaza, nafile namazlar kılınmalı; varsa o geceye ait nakledilen namazlar, onlar da ayrıca kılınabilir; kandil gecesi, özü itibariyle ibadet ve ibadette ihsan şuuruyla ihya edilmeli.
4. Tefekkürde bulunulmalı; “Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, Allah’ın benden istekleri nelerdir” gibi konular başta olmak üzere hayatî meselelerde derin düşüncelere girmeli.
5. Geçmişin muhasebe ve murakabesi yapılmalı; ve şimdinin ve geleceğin plân ve programı çizilmeli.
6. Günahlara samimi olarak tevbe ve istiğfar edilmeli; idrak edilen geceyi son fırsat bilerek nedamet ve inabede bulunulmalı.
7. Bol bol zikir, evrad ü ezkarda bulunulmalı.
8. Mü’minlerle helalleşilmeli; onlarla irtibatımız cihetinden rızaları alınmalı.
9. Küs ve dargın olanlar barıştırılmalı; gönüller alınmalı; kederli yüzler güldürülmeli.
10. Kişi kendine ve diğer Mü’min kardeşlerine hattâ isim zikrederek dualar etmeli.
11. Üzerimizde hakları olanlar aranıp sorulmalı; vefa ve kadirşinaslık ahlâkı yerine getirilmeli.
12. Yoksul, kimsesiz, öksüz, yetim, hasta, sakat, yaşlı olanlar ziyaret edilip, sevgi, şefkat, hürmet, hediye ve sadakalarla mutlu edilmeli.
13. O gece ile ilgili âyetler, hadîsler ve bunların yorumları ilgili kitaplardan ferden veya cemaaten okunmalı.
14. Dini toplantılar, paneller ve sohbetler düzenlenmeli; va’z ü nasihat dinlenmeli; şiirler okunmalı; ilâhî ve ezgilerle gönüllerde ayrı bir dalgalanma oluşturmalı.
15. Kandil gecesinin akşam, yatsı ve sabah namazları cemaatle ve camilerde kılınmalı.
16. Sahabe, ulema ve evliya türbeleri ziyaret edilmeli; hoşnutlukları alınmalı; ve manevî iklimlerinde vesilelikleriyle Hakk’a niyazda bulunulmalı.
17. Vefat etmiş yakınlarımızın, dostlarımızın ve büyüklerimizin kabirleri ziyaret edilmeli; iman kardeşliğine ait sadakati yerine getirilmeli.
18. Hayattaki manevî büyüklerimizin, üstadlarımızın, anne ve babamızın, dostlarımızın ve diğer yakınlarımızın kandilleri bizzat giderek veya telefon, faks yahut e–mail çekerek tebrik edilmeli; duaları istenmeli.
19. Bu kandil gecelerinin gündüzlerinde mümkün olduğunca oruç tutulmalı.

Mübarek gecelerin ihyası ile ilgili özel bir ibadet mevcut değildir.
Namaz,  Kur'ân okuma, dua gibi bütün ibadet çeşitleri ile gece ihya edilebilir...
Mübarek gecelerde kılınan bazı hususi namazlar sünnette mevcut değildir.
Bu, “O gecelerde namaz kılmak mekruhtur” anlamına gelmez.
Teheccüd ve nafile namazları teşvik eden rivayetler çoktur;
            bunların mübarek gecelerde yapılması tabiki daha faziletlidir.” 


Bu gece peygamberimiz Hz Muhammed Mustafa SAV 'in dünyaya şereflendirdiği gecedir .
O peygamber ki insanların sapıklıkta sınır tanımadığı, cehalette en üst seviyelere ulaştığı, küfür ve şirkin kölesi olduğu bir zamanda dünyaya şeref vermiş ve dünyaya ilahi bir nur, rahmani bir şifa olmuştur Dularımız bu gece eksik olmasın, kalplerimiz imanla dolsun, kandiliniz mübarek olsun....

Avuçların açıldığı, gözlerin yaşardığı, ilahi esintilerin kalpleri okşadığı, anın bir asra bedel olduğu bu gece dualarda buluşmak dileğiyle,
Mevlid kandilimiz mübarek olsun.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...