9 Nisan 2012 Pazartesi

Elma Püresi

Bu sabah yağmur var İstanbulda
Mashar Fuat Özkan üçlüsünün söylediği bu şarkıyı üniversite yıllarında dilime dolamıştım..
İstanbuldan ayrı olmanın verdiği özlem bende İstanbul şarkıları ile gösteriyordu kendini çoğu zaman..
Ama bu sabah gerçekten yağmur var İstanbulda ve dünkü o sıcacık havadan eser bile kalmadı..
*
Bugün çok önceden hazırladığım elma püresini paylaşmak istiyorum sizinle..
Bu elmalar burada bahsini etmiştim hatırlarsınız belki..
Memleketten çok miktarda gelmiştide değişik şekillerde tüketmek zorunda kalmıştım..
İşte bu elmaların bir miktarınıda püre olarak değerlendirdim..
Bir kaç kavanoz hazırlamıştım ve bitmek üzere kendileri..
Bu püreyi kahvaltıda tüketebileceğiniz gibi, tart hazırlarken yada kek ,pastalarda taban ve arakatlarda kullanabilirsiniz..
Hatta bu şekliyle yoğurtla karıştırıp yemek bile mümkün..
Malzemeler
 1 kilo elma
600 gr şeker
1 limon suyu veya 1 gr limon tuzu
Yapılışı 
Elmaları yıkayalım çekirdeklerini çıkarıp doğrayalım.
Kabuklarını soymayalım.
Tencereye yarım su bardağı su ilavesi ila elmaları alalım, orta ısıda ocakta elmalar yumuşayıncaya kadar pişirelim.
Elmaları süzgeçten geçirelim.
Süzgeçten geçirdiğimiz elma püresini tekrar tencereye alalım üzerine iki defa da ilave edeceğimiz şeker ile karıştırarak  pişirelim.
Marmelatımız koyulaşıp  kıvamını bulmasına yakın limon suyunu ilave edelim.
Bir iki taşım daha kaynayınca tencereyi ocaktan alalım.
Marmelatımızı sıcakken cam kavanozlara paylaştıralım ağzını sıkıca kapatıp ters çevirelim. 
*
Elma püresi,reçeli ve marmelatında kullanacağınız elmaların olgun ve kokulu olmalarına dikkat edin..
Benim kullandığım elmalar yukarıda gördüğünüz gibi şekil olarak pek düzgün olmasalar da olgun ve lezzeti çok güzeldi..
Hazırladığımız bu pürenin renginin daha koyu olmasını isterseniz daha kısık ateşte daha uzun kaynatırsanız koyu kıvama ulaşabilirsiniz..
.............Afiyet Olsun.............

4 Nisan 2012 Çarşamba

Tuzlu, Baharatlı Kurabiyeyi Bir de Böyle Deneyin


Güneşli bir İstanbul gününden tüm ziyaretçi ve takipçilerime sevgilerimi sunuyorum efenimm..
Bahar geldi kurabiyelerimin üzerine kelebekleri kondu..
Sizlere bu şirin şeyleri göstermek için geldim bu sefer..
Tuzlu baharatlı kurabiyeler bu sıralar vazgeçilmezim ..


Yiyorum yiyorum doyamıyorum..
Bu tarifi Akraba günü için yapmıştım yapış o yapış patladı gitti misali..
Asıl şekil bu değildi ama
Bu şekliyle pek bi şirin oldular....
Burada ki tarifi kullandım tek fark hamuru fındık büyüklüğünde yuvarlayarak şekillendirdim.
Baksanıza şunlara sevimli değilmiler..
  

Kurabiyelerin bu yeni şeklinin bir de dezavantajı var..
Kurabiyenin dejavantajı ne ola ki dediğinizi duyar gibiyim..
Bu minik tuzluları yerken ne kadar yediğinizi kestiremiyorsunuz bi bakmışsınız yarısı bitmiş.. 
Bu kurabiyeyi henüz denememişseniz lezzet anlamında çok şey kaybetmişsinizdir.
(böylede iddialıyız) 

 
Tarife, güncellemek adına buradan ulaşabilirsiniz..

................AFİYET OLSUN............

31 Mart 2012 Cumartesi

Kavurga Nedir Bilen Var mı? Nasıl Yapılır?


İşte size bir Anadolu kuruyemişi;
Geçen sene Sivaslılar şenliğinde keşfetmiştim bu çıtır çıtır lezzeti..
Burada Furkan'ın elinde  görebilirsiniz..
Bu bizim bildiğimiz aşurelik buğday dediğinizi duyar gibiyim..
Bunun neresi çıtır çıtır dimi ?
Ama çıtır çıtır oluyor işte..
Bu haliyle de kuruyemiş niyetine bir anda tüketiliveriyor..
Furkan'la ilginç bulmuş aldığımız paketin tamamını yemiştik..
   *
Kavurga kelime anlamıyla ,
buğday,mısır ,nohut benzeri tahılların kuruyemiş gibi ateşte kavrulmuş hallerine deniliyor..
Kavurga eskiden özellikle köylerde kışın yapılırmış..
Evde yenildiği gibi çocuklar içinde ceplerine koyup oyun oynarken yemesi çok zevkli olurmuş..
Bizim evde de çocuklara ilginç geldi..
Hatta Furkan ve Berkan da bir miktar alıp okulda arkadaşlarıyla paylaşmak için götürdüler..
Çocuklar önce o kuş yemi yenir mi ,deseler de sonradan çok sevmişler..  


Malzemeler
2 su bardağı buğday( Yarma)

Yapılışı
Buğdayı yıkayalım ve üzerini geçene kadar su ilave ederek yarım saat kadar suda bekletelim..
Suda beklettiğimiz buğdayımızı süzelim ve yukarı foto da gördüğünüz gibi teflon tavada yüksek ateşte sürekli karıştırarak kavuralım..
Buğdayın rengi çok koyu sarı oluncaya kadar yaklaşık 20 dakika kadar kavuralım.
Kavurgamız hazırdır.. Ben tuz atmaya gerek görmedim.. 
Bu şekliyle kavanozda uzun süre saklayabilirsiniz..
Bitirmeden saklayabilirseniz tabiii..
Bizde her yaptığımda tamamen bitiriliyor çekirdek ya da mısır patlağı gibi yemeye  başladık mı bitirmeden edemedik.. 



Kavurgayı hazırlarken içine çedene koyarsanız ayrı bir güzel olur..
Çedeneyi Giresunda genelde pestillerin içine koyarlar ve yerken çıt çıt diye ses çıkarır..
Diğer bir adı da hint keneviriymiş sanırım..
Benim kavurduğum buğday Şebinkarahisar'dan alındığı için içinde çedene mevcuttu zaten..
*
Kavurganın tok tutucu özelliği de var..
Anadolu'da kavurganın vücudu sağlıklı tuttuğu ve hastalıklara karşı koruduğuna inanılıyor.. 

Herkese huzurlu ve mutlu bir hafta sonu inşallah

..........Afiyet Olsun........

28 Mart 2012 Çarşamba

Güveçte Pastırmalı Sıcak Humus


Ülkemizde Humus denilince ilk akla Güneydoğu bölgesi ve genellikle de Hatay oluyor..
Aslında humus bir orta doğu mezesidir.
Humusun kelime anlamı ise nohutmuş.
Eşimin Hatay sevdası sayesinde tanıştım bende ,bu değişik lezzetle..
Hatta özellikle Hatay'da tatma fırsatı da bulmuştuk bakınız burası.. 
Biz o zaman soğuk olanını tatmıştık bol yeşillikler eşliğinde..
Hatayda sadece humus satan lokantalar var ve bu lokantalar genelde hijyen olarak çok sağlam olmasalar da sunulan humusun lezzeti genelde yerinde oluyor..


Geçmiş doğum günüm dolayısı ile de  burada sıcak ve de pastırmalı olanın denedik ki bayıldım..
Adeta tek başıma bitirdim desem yeridir..
Ben değişik tatlara açık olduğumdan bu lezzeti çok sevdim ama sevmeyenlerde olabilir tabi..
Örnek bu hafta sonu yemeğinde humusu ilk defa tadan kardeşimin ağzından olumlu yada olumsuz bir laf alamadık mesela.....
*
Davet sofralarınızda değişik lezzetler sunmaktan hoşlanıyorsanız buyrun tarife.. 

Malzemeler
1,5 su badağı haşlanmış nohut
7 yemek kaşığı tahin
3 diş sarımsak
1 çay kaşığı kimyon
1 limonun suyu
Yarım çay bardağı zeytinyağı(ayçiçek yağı değil)
1 çay kaşığı pulbiber
Tuz
7-8 dilim çemensiz pastırma
1 yemek kaşığı tereyağı

Yapılışı
Nohutu önceden ıslatıp tamamen yumuşayana kadar pişirelim..
Pişirdiğimiz nohutların kabuklarını soyalım. (isterseniz soymaya bilirsiniz de ama rondo da iyice parçalamış olmalısınız)
Kabuklarını soyduğumuz nohutları rondo da pürüzsüz kıvamda iyice ezelim.
Üzerine linom suyu,tahin,sarımsak ezmesi,zeytin yağı,kimyon ve tuzunu ekleyerek iyice karıştıralım.
Hazırladığımız bu karışımı  serviz tabağımıza yayarak alalım.. ( Ya da güveçlerimize bölüştürelim)
Sonra pastırmalarımızı bir tavada tereyağı eşliğinde bir iki dakika  soteleyelim.
Humusumuzun üzerine pastırmaları yağı ile birlikte paylaştıralım..
250 derecede fırında 2-3 dakika kadar humus ısınana kadar tutalım ve sıcak sıcak servis yapabilirsiniz..

*Pastırmanın kokusu hepimizce malum..
Size tavsiyem bu tarif için özellikle çemensiz pastırma kullanmanızdır, sonrasında size koku olarak geri dönüşümü az olsun.. 
*Kıvam olarak daha homojen bir kıvam isterseniz nohut'un  haşlama suyunu bunun için kullanabilirsiniz..
Koyu boza kıvamında olmalıdır ve belirtmeliyim ki humus durdukça koyulaşacaktır..
*Servis sırasında humusun yanında sıcak pide yada kızarmış ekmek sunarsanız güzel olur..

................Afiyet Olsun.............

26 Mart 2012 Pazartesi

Portakal Kabuğu Reçeli



Hayırlı haftalar sizlerin olsun inşallah..
Bu gün sizlerle misler gibi kokan ve şahane görünen bir reçelin yapımını paylaşıcam...
Bu reçeli yaparken mutfağınız hatta evinizin her tarafı bu güzel kokuyla dolacak..
Eğer sizde benim gibi hazır reçelleri içeriğinden ve yoğun tatlarından dolayı almaktan kaçınıyor ve portakal gibi mayhoş meyve reçellerinden hoşlanıyorsanız bu reçel tam size göre..
 *
Bu aralar bir arkadaşımızın Antalya'dan getirttiği portakallardan alıyoruz..
Öyle bir iki kilo almıyoruz aldık mı 10 kilo birden alıyoruz..
Portakallar o kadar güzel kokulu ki hemen tüketiliyor bizim meyve özellikle de portakal sever ailemiz tarafından..
Baktım portakalların kabukları mis gibi kokuyor neden değerlendirmeyeyim ki dedim..
O kadar işimin içine bi de portakal kabuğu reçelini sokuverdim..

 

Malzemeler
2 kilo portakal kabuğu (kalın kabuklu olursa daha iyi olur)
2 kilo şeker
1lt su
1 ince kuru tarçın
1 portakalın suyu
1 limonun suyu veya 5-6 adet limon tuzu
iğne iplik

Yapılışı
Portakal kabuklarını iki parmak genişliğinde keselim..
Kabukların üzerinde ki beyaz kısımları altta kolajda gördüğünüz gibi bıçakla çıkaralım.
(Bu kısmı reçelimizi acılaştıracağı için tamamen çıkaralım)
Beyaz kısımlarını çıkardığımız kabuklarımızı 15 dakika kadar sirkeli suda bekletelim ki tamamen temizlensin..
Kabuklarımızı 15 dakika sonunda tekrar yıkayalım..


İşin en uğraştırıcı kısmına geldik..
Temizlemiş olduğumuz kabukları temiz bir iğne ve uzun ve sağlam bir ip sayesinde aşağıda gördüğünüz gibi rulo şeklinde sararak ipe geçirelim ve ipin ucunu sıkıca bağlayalım....
Bu şekilde açılmayacaklar ve şekilleri daha düzgün olacaktır.
Portakal kabuklarımızı derin bir kaba alalım ve üzerlerini geçecek kadar su ilave edelim..
Portakalın acı suyunu çıkabilmesi için 2 saatte bir de bu suyu değiştirelim..
Bu şekilde portakal kabuklarımızı bir gün su içinde bekletelim.. 


Ertesi gün portakal kabuklarımızı bol su ile haşlayalım ve bu suyu da dökelim..
Şeker ve suyu kullanarak şerbetimizi hazırlayalım..
Kaynayan şerbete portakal kabuklarımızı ,tarçını ve portakal suyunu ekleyelim kısık ateşte portakal kabukları şeffaflaşıp reçel kıvamına gelene kadar pişirelim..
Reçelimiz kıvamına yaklaşınca limon suyunu da ilave edelim bir kaç taşım daha kaynatarak ocaktan alalım..
Artık portakal kabuklarının iplerini kesip ipten ayırabiliriz..
İpler kolaylıkla çıkacaktır..
Reçelimizi kavanozlara koyup serin bir yerde muhafaza edebiliriz.

Reçelinizin olup olmadığını anlamak için küçük bir tabağa bir damla damlatın,eğer damla top gibi duruyor veya zor akıyorsa olmuştur..

.........Afiyet Olsun.......

21 Mart 2012 Çarşamba

Kıbrıs Tatlısı (Galeta Unlu Tatlı)



Akraba günümüzün lezzetli tatlısı Kıbrıs tatlısıydı..
Adı neden Kıbrıs tatlısıdır, Kıbrıs'la bir bağlantısı var mıdır bilemeyeceğim ama  lezzeti gerçekten yerindeydi bunu biliyorum..
İçinde un yerine galeta unu var , bunları yazarken bile insanın ağzını sulandıracak derecede lezzetli bir tatlı..



Denemenizi ısrarla tavsiye ederim vazgeçemeyeceğiniz lezzetlerin arasına girecek iddia ediyorum....

Malzemeler
4 adet yumurta
1 su bardağı şeker
1 su bardağı sıvı yağ(bir parmak eksik olsun)
1 su bardağı hindistan cevizi
1 su bardağı ceviz (dövülmüş)yarısı içine yarısı üzerine
1 su bardağı galeta unu
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu

Şerbeti için:
2 su bardağı su
1 su bardağı şeker

Kreması için:
1 lt. süt
1 su bardağı nişasta
Yarım su bardağı şeker
1 paket krem şanti

Yapılışı
Önce şerbeti hazırlayalım, bunun için bir tencerede şeker ve suyu  10 dakika kadar kaynatalım ve soğumaya bırakalım.
Tatlının keki için yumurtaları ve şekeri mikserle krema kıvamını alıncaya kadar çırpalım.
Diğer malzemeleri de sırayla ekleyelim ve karıştırarak kek hamurumuzu hazırlayalım.
 180 derecede kekimizi üzeri kızarıp içini tamamen çekene kadar pişirelim.

Pişmiş ve ılımış  kekimizi yine ılık olan şerbetimizle ıslatalım ve soğumaya bırakalım.
Daha sonra kremamızı hazırlamaya geçelim.
Bunun için tencerede süt, nişasta ve şekeri karıştıralım.
Muhallebi kıvamına gelince ılıtalım ve 1 paket toz krem şantiyi ekleyelim
 mikserle çırpalım.
Şerbeti dökülmüş, soğumuş kekin üzerine hazırladığımız muhallebiyi dökebiliriz..
Tatlımız bu şekilde hazırdır..

Eğer vaktiniz varda tatlınızı buzdolabında  1 gece, yoksa 3-4 saat bekletip dinlendirirseniz  lezzeti daha yerinde olacaktır..

Üzeri için geride kalan cevizleri kullanabilir veya meyvelerle süsleyebilirsiniz..

..........Afiyet Olsun..........

19 Mart 2012 Pazartesi

Güneşli Güzel Bir Akraba Gününün Ardından



Nasıl özlemişiz pırıl pırıl parlayan şu güzelim güneşli günleri...
Hava güzel ,maşallah keyiflerde güzel  tutmasın bizi kimseler dedik,
 yine ma aile bir arada olmak için düştük yollara..
Sanki çok uzun süredir bir araya gelemiyormuşuz gibi..
Bizim küçük hanımla tek başıma çıkamıyorum dışarı keza hanımefendi arabada sıkılıyor mecburen yanına bir refakatçi şart..
Bendeniz de artık 3 çocuklu biri olarak, gerçi oğlanlar her ne kadar pek gelmek istemeseler de biri yanımda ikisi arkada, atladım arabaya...
Önce gelmek istemiyorlar ,dönerken de dönmek istemiyorlar..
Akraba günümüzün ilk başladığı yıllara oranla dün farkettimki bizim çocuklar baya güzel anlaşıyorlar..
İşte günümüzün güzel geri dönüşümleri..
Çocukların anlaşabildiği gibi biz büyüklerde birbirimizle ile görüşmek için bir sonraki ayı özlemle bekliyoruz..
Dün eve dönerken bizle dönen kuzen  Burak aynen şöyle dedi;
Herkes birbiriyle konuşmayı nasılda özlüyor farkettin mi abla?
Biri bi şey söyledi mi herkesin verilecek cevabı oluyor mutlaka..
İnşallah daha uzuuuun seneler devam eder muhabbet dolu akraba günümüz..
*
Lafı kısa kesmeli mamalara geçmeliyim farkındayım..
Günümüzün ev sahibi Muazzez Yengemdi..
Öncelikle emeği geçenlere teşekkür edelim..

Kısır (Tık) 


Lokum misali lahana sarması
Etlisinin tarifi burada 


Hindistan cevizli kurabiye 


Kıbrıs Tatlısı(tarifi için tık)
Lezzeti süperdi


Haşhaşlı Kek


Haşhaşlı sarma börek(tarifi için tık)


El açması kıymalı börek


Yoğurt soslu havuç diblesi 
İşte size lezzeti yerinde diyet bir salata
Önceki günlerimizde de yapılmıştı
Tarifi buyrun..


Buda benim tatlım..
Bu tatlı cimcime  bugünlere özgürlüğünü ispat çabalarında..
O çatalı ele geçirebilmek için bir gayretliydi görmeyin..
Kendi başına sarma yemekle meşgul..
Sarmayı parçalamak mı deseydim acaba?  


Günlerimizde sadece yemek yiyip konuşmuyoruz tabiii..
Teyzem aşağıda gördüğünüz güzel şeyleri bir kermes için hazırlamakla meşguldü mesela..


Nisan ayı akraba günümüz bende  gerçekleşecek..
Aynı ay içinde Zeynep' imde 1 yaşına gireceği için gün ve doğum günümüzü büyük ihtimalle birleştireceğim..
Günler karışacak anlayacağınız..
Şimdiden beni bir heyecan bastı
E bana kolay gelsin o zaman.....
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...