15 Ağustos 2011 Pazartesi

Cacıklı Arap Köftesi....

 
Yine yeniden, bir ara sonrası işte geldim bloğumun başındayım....
Aslında hep buradaydım ama elim bir türlü kayıt tuşuna basamadı gitti....
Karadeniz'in temiz ve bol oksijenli serin havasını getirdim sizlere...
İstanbul'un havası oralara göre nem açısından tam bir kabus.
Okul tatili dolayısı ile çocuklar evdeler, miniğimizde bende varım diyor artık benimle de ilgilenin gülücükleri atıyor..
Eeeee bu durumda da olan bana oluyor, herkesle ilgilenince kendime zaman ayırmam zor oluyor takdir edersiniz....
Evet hani derler ya bugün şeytanın bacağını kırdım ve oturdum pc nin başına ....
Çok lezzetli yöresel bir yemekle sizinleyim....

*
Yemeğimiz, Gaziantep mutfağına ait bir lezzet.
Gaziantep çok güzel bir şehir ,doğuda oturmak zorunda kalsaydım hiç tereddütsüz Gaziantep derdim sanırım ..
Antepde,insanı da yemekleri de birbirinden harika..
Gaziantepde özel günlerde yapılıyormuş bu yemek.
İftar sofralarınız içinde değişik ve lezzetli bir alternatif olacak  tır eminim....
Size lezzeti konusunda garanti verebilirim ,yemeği hazırlarken azıcık zaman harcarsınız ama pişman olmayacağınız garanti..

Bu yemeğe bir de şu açıdan bakın..
İçerisinde Kıyma, pazı ,bulgur ve yoğurdu barındırdığı için tam anlamı ile  sağlıklı bir yemek..
  
 

MALZEMELER
Köfteler için
2 su bardağı köftelik ince bulgur
300gr yağsız (kuzu dana karışımı) kıyma
1 orta boy soğan
2 yemek kaşığı un
tuz
karabiber
pul biber
Yarım tatlı kaşığı yenibahar

Cacık için

1 demet pazı
2 yemek kaşığı sıvı yağ
3 su bardağı koyu kıvamlı yoğurt (süzme yoğurt)
4-5 diş sarımsak
tuz
Sos için
50 gr tereyağı
1 yemek kaşığı pul biber
nane (arzuya bağlı)

YAPILIŞI
Geniş bir tepsiye ince bulguru alalım. Tuz ve baharatları eklenip, elimizi hafif ıslatarak yoğurmaya başlayalım.
Çok ince rendelediğimiz soğanı ilave edelim , özlü bir hamur elde edene kadar 10-15 dakika yoğurmaya devam edelim.
 Hamur istediğimiz kıvama yaklaşınca kıymamızı ,unu ve baharatlarıda ilave edelim.
Et ile bulguru birbirine girecek şekilde iyice yoğuralım ve hamur sakız gibi olana kadar yoğurmaya devam edelim.
Şekil olarak fındıktan az büyük olarak köfteleri şekillendirelim.
  
Yuvarladığımız köfteleri önce buharda pişiriyoruz. Ben yukarı kolajda gördüğünüz aparatı kullanarak pişidim.Daha sonra tereyağını bir tavaya alarak kızdırdıktan sonra haşlanmış köfteleri bu tavada 4-5 dakika soteledim.
  Cacık kısmı içinse pazıyı ince ince doğrayalım ve sıvıyağ da soteleyelim
  Sotelediğimiz pazı yumuşayıp soğuduktan sonra , koyu kıvamlı sarımsaklı yoğurt ile karıştıralım.
 Pazılı cacığımızı servis tabağımıza alalım.
 Üzerine tereyağında kızartılmış köftelerimizi yayalım.
En son olarak tereyağında pul biberi kızdıralım, cacıklı köftenin üzerine gezdirelim. (her ne kadar ben bu aşamayı atlamış olsamda siz atlamayın)
***
Hamuru yoğurmakta güçlük çekerseniz, 2-3 yemek kaşığı sıcak su ekleyebilirsiniz. Orijinal tarife göre; arap köftesi hiç su katılmadan el ayası ile yoğruluyormuş.

**İsterseniz köfteleri suda da haşlayabilirsiniz . Ben daha önce o şekilde de yapmıştım.. Köfteler o şekilde daha yumuşak olmuştu.
....................Afiyet Olsun....................

4 Temmuz 2011 Pazartesi

Kışlık Mis Kokulu Şeftali Marmelatı.......


Uzuuuuun bir aradan sonra yeniden merhaba dostlar,
Havalar ısındı malum, okullarda kapanınca bizim evin karmaşası bir arttı bir arttı sormayın gitsin..
Üç erkek bir de küçük hanım , atom karınca misali koşturup duruyorum .
Lakin pc nin başına oturup da  tarif paylaşmak yada ardı ardına post hazırlamak için ne zaman bulabiliyorum ne de o havaya girebiliyorum..
Eee dolayısı ile tarifler birikti.
 Orhan Veli'nin de dediği gibi beni bu güzel havalar mahvetti...
***
Yaz tatili dolayısı ile ara ara yazmaya devam edeceğim.
Malum havalar ısındı bir süre İstanbuldan uzaklaşmak lazım..
Karadenizin yeşili ve temiz havası bizi bekler...
ara sırada olsa bloğa uğrayın, bir selam verin olur mu? 
Şöyle bir blogun istatistiklerine baktımda sizlerin daha çok kışlık hazırlıklar başlığını çok tıkladığınızı gördüm..
Eee haklısınız tabi yaz mevsiminin eşsiz nimetleri tezgahlarda albenileri ile satışta, almamak kışa hazırlık yapmamak olmaz tabii..  
*
İşte mis gibi kokan şeftaliler de pazar tezgahında beni cezbetti ,kayıtsız kalamadım  ve kışlık marmelatımı hazırladım..
Marmelatımın rengi, kokusu harika oldu kahvaltı sofraları ve pastalar için harika bir lezzet..

Malzemeler

2 kg olgun şeftali
1.5 kg toz şeker

2 adet sıkılmış limon suyu
1 çay kaşığı tereyağı

Yapılışı
Şeftalileri yıkayalım kabuklarını soyalım.
Ortadan ikiye bölelim.Çekirdeklerini çıkaralım.
Doğrayıcıda püre haline getirelim.
Tencereye alalım.Üzerine toz şeker ve tereyağını ekleyelim.
Yüksek ateşte kaynamaya bırakalım. Zaman zaman dibinin tutmaması için karıştıralım. 
15 dakika kadar sonra ocağı orta ısıya getirelim.
Zaman zaman bir tabağa alarak kıvamını kontrol edelim. Koyulaşıp kıvamını alana kadar pişirelim.
Limon suyumuzu da ilave edelim.
Marmelatımız pişerken içine tereyağı ilave ettiğimiz için  fazla köpük oluşmadı.
Oluşan köpükleride kaşık yardımı ile tamamen alalım.
Hemen hemen yarım saat içinde marmelatımız istenilen kıvama gelecektir.
Koyulaşıp istediğimiz kıvama gelince sıcak sıcak kuru ve temiz kavanozlara paylaştıralım.
Ve kavanozlarımızın kapaklarını sıkıca kapatıp ters çevirelim.
Serin ve güneş almayan bir yerde muhafaza edelim.

**Reçel yada marmelat yaparken temel ölçü bir kilo meyveye bir kilo şeker.
Ama bazen meyvenin tatlı yada ekşi olması bu ölçüyü değiştirebiliyor.
Şeker miktarı daha çok  yada az olabiliyor.
Bunun ayarını bire bir tatıp,  şeker ilave ederek  yada azaltarak yapabilirsiniz....

**Pratik bir yöntem ile marmelatın pişip pişmediği anlayabilirsiniz...
Marmelattan bir miktar küçük bir tabağa alın ve soğuması bekleyin.
Tabağı sağa sola yatırdığınızda akmıyorsa marmelatınız olmuş demektir. Aynı işlemi kaşıkla da yapılabilirsiniz. Marmelat parçalar halinde kaşıktan akıyorsa pişmiş demektir.

Herkese iyi tatiller
.......sevgiler..........

13 Haziran 2011 Pazartesi

Ev Yapımı Çilekli Limonata......



Yaz mevsiminin iyiden iyiye kendini hissettirdiği şu günlerde soğuk içecekler pek makbul değil mi?
Daha önce evde limonatamızı yapmıştık çocuklar çok severek içmişlerdi..
Limonata tarifimiz burada...
Ana tarifimiz limonata aslında çilekleri de ekleyince çilekli limonatamız oldu.
Demek oluyor ki başka meyve pürelerini kullanarak bu tarifi çeşitlendirebiliriz...
.Papatya Prenses bu lezzete çilekolata demiş ki isim tam oturmuş
Çilekler tamamen bitmeden ben sizlere ısrarla deneyin derim ,çünküüü çok lezzetli...
*
Bizde babamızın doğum günü münasebeti ile denedik ve çok sevdik bu tadı..
Bu içeceğin tadı çok güzel ; rengi ise ayrı bir güzel tam seyirlik... 

Malzemeler
4 limon
Yarım kilo çilek
1 su bardağı şeker
Su, 4-5 adet nane yaprağı

Hazırlanışı
Önce limonları yıkayalım ve kabuklarını rendeleyelim..
Limonları sıkalım suyunu bir kenara alalım.
Limon kabukları ile şekeri elimizle yoğurur gibi karıştıralım.( bu aşamada bir kaç yaprak nane yaprağı da ilave ederseniz nane aroması da limonatanıza geçer)
Çilekleri iyice temizleyip yıkayalım ve tamamen ezilene kadar blendırdan geçirelim.
Rendelediğimiz ve şekerle karıştırdığımız limon kabuklarına çilek püremizi ve limon suyumuzu da ilave edelim .
Bu aşamadan sonra zevkinize göre (koyuluk olarak) sulandırın..
Ben çilekli limonatamı tekrar bir tel süzgeçten geçirdim,
böylece tamamen pürüzsüz ve tanesiz bir çilekli limonata elde ettim ..  
***
 İsterseniz rendelediğiniz limon kabuklarını ilave etmeyebilirsiniz.
 Limon kabukları içeceğinize daha keskin bir tad verecektir..
Su ve şekeri de siz ağız  tadınıza göre artırıp azaltabilirsiniz..

.................Afiyet Olsun...............

7 Haziran 2011 Salı

Kek Kalıbında Haşhaşlı ,Tahinli Çörek ve Yufkalı Pratik Çıtırlar...


Haşhaş özellikle Ege Bölgesinde hatta Afyon taraflarında çok kullanılıyor..
Özellikle börek ve hamur işlerinde enfes oluyor..
Uzun süredir pazarda kavrulmuş haşhaş görüyor ve alıp almamak arasında gidip geliyordum ki sonunda karar verdim ve aldım..
Haşhaşımı alır almaz da tarif arayışına girdim..
Uzun süre önce bir arkadaşımda yediğim haşhaşlı, tahinli ve şekerli bir tarif vardı.
İşte bu tarife yakın ama kek kalıbında pişen bu tarifi Sevimli Mutfak'ta buldum veeee
 vakit kaybetmeden de uygulamaya koyuldum..  Tarif için teşekkür ediyorum.
Geçen hafta sonu çocukların okullarının pikniği için kahvaltıda iyi olur düşüncesi ile yaptım çokta lezzetli oldu..


Malzemeler
1,5 su bardağı süt
Yarım su bardağı ılık su
1 paket yaş maya (40 gr. lık)
1 yemek kaşığı sirke
1 yemek kaşığı şeker
Yarım yemek kaşığı tuz
5 su bardağı un

İç malzemesi için
50 tereyağ (oda ısısında)
300 gr çekilmiş kavrulmuş haşhaş
3 yemek kaşığı tahin
5 yemek kaşığı şeker
2/3 su bardağı sıvıyağ

üzeri için
1 yumurta sarısı
1 tatlı kaşığı sıvıyağ

Yapılışı
Mayayı ılık suda şekerle birlikte eritip bir kaba koyalım.
 Süt, sirke, tuz ve unu ekleyerek hamuru yoğuralım.
Ilık bir yerde üzerini örterek 10 dakika mayalanması için bekletelim.
 İç malzemelerini tereyağ hariç, diğer malzemeleri bir kapta karıştıralım.
 Hamuru tezgaha alıp 10 parçaya ayıralım. Her bezeyi iyice yağladığımız tezgah üzerinde servis tabağı büyüklüğünde açalım, açtığımız bezenin üzerine, önce erittiğimiz tereyağını sürelim, sonra haşhaşlı içten sürelim ve şeker serpelim.
 Diğer bezeleride aşağıda kolajda görüldüğü gibi  birer birer açıp ,
üst üste yerleştirerek aralarda kenarlarından elimizin içi ile esneterek büyütelim.
on bezemizi bu şekilde üst üste yerleştirerek hamurumuzu oluşturalım.
 50-60 cm büyüttüğümüz hamurumuzu ortasından biraz incelterek rulo yapalım uçlarından ters yöne kıvırarak birleştirelim simit gibi .Yağlanmış kek kalıbına ben önce susam serptim ve hamurumu yerleştirdim.
Siz yumurta sarısı da sürebilirsiniz..
 Fırınımız 180 derecede ısınana kadar oda sıcaklığında bekletelim.
Fırın ısınınca hamurumuzun üzerine yumurta sarısını sürüp, fırına verelim.
Üstü kızarana kadar pişirelim.
Ilıyınca kalıptan çıkarıp dilimleyerek servis yapabilirsiniz.
***
* Kek kalıbınızın büyük olması gerekiyor. Bu ölçüler 30 cm lik kek kalıbı içindir.
* Hamurumuz hazır olunca kalıbın içinde mayalanması için çok bekletmiyoruz ki hamurumuzdaki katlar birbirine girmesin...
*Bu hamuru bu şekilde rulo yapıp tepside de pişirebilirsiniz..


Kek kalıbında haşhaşlı çörek  çok lezzetli görüntü açısında da güzel.
Denemenizi tavsiye ediyorum.


Ben hızımı alamadım ve kavrulmuş haşhaşım bitmemişken ve evde hazır yufkamda varken bu lezzetin daha pratiğini hazır yufka ile de yaptım .
Böyleside çok çok lezzetli ve pratik oldu... 

Daha pratik olan bu yufkalı tarif içinse

1 adet yufka
2 yemek kaşığı kavrulmuş haşhaş
2 yemek kaşığı tahin
2 yemek kaşığı sıvıyağ
4 yemek kaşığı toz şeker
Yarım su bardağı ince çekilmiş ceviz veya fındık içi

Üzeri için pudra şekeri veya susam

Yapılışı
Yufkanın üzerine tahin,sıvıyağ ve haşhaşı karıştırarak dökelim ve
fırçayla yufkamızın her tarafına gelecek şekilde yayalım
 Üzerine toz şekeri ve cevizi serpelim.
Yufkanın kenarlarından iç malzeme dökülmemesi için biraz içe kıvıralım ve rulo şeklinde sarmaya başlayalım. Rulodan 3-4 cm.lik  parçalar keselim ve fırın tepsisine dizelim.  Ben bazılarının üzerine yumurta beyazı sürüp susama batırdım, bazılarını ise sade yaptım piştikten sonra üzerlerine pudra şekeri serptim.
Yaklaşık 175 - 180 derecede üstü kızarana kadar pişirdim.
Piştikten ve ılıdıktan sonra üzerlerine pudra şekeri serperek ve servis edebilirsiniz..


Bu tek lokmalık çıtır çıtır tahinli yufkalar çok lezzetli oluyor ,
benden söylemesi  ne zaman bittiğini anlamayabilirsiniz.. 
Bu lokmaların daha dolgun olmasını isterseniz iki yufkayı üst üste koyarak ta hazırlayabilirsiniz..

 

..............Afiyet Olsun..............

Yoğurtlu ,Havuçlu ,Patatesli Salata....

Son derece kolay ama bir o kadar da lezzetli ve bence çok da şık bir salata ...
Tarifler o kadar birikti ki yetişemiyorum artık..
Geçenlerde bir izleyicim Maşallah üç çocukla bloğa iyi zaman ayırabiliyorsun demiş...
Evet evet ayırabiliyordum doğru ama bu sıralar sanki biraz (geç gelen ama nihayet gelen )yazın rehavetimi desem ,biraz da miniğimin sayesinde mi desem elim kayıt butonuna basamıyor bir türlü...
Yoğurtlu, mayonezli, sarımsaklı,havuçlu ,patatesli  salatamız buradaki akraba günümüzdendi ..
Patatesin her şekli bir başka güzel
 rulo edilmiş hali var ki kesinlikle deneyin derim..

Malzemeler
5-6 iri adet patates
3 iri havuç
1 kase süzme yoğurt
1 yemek kaşığı limon suyu
2 yemek kaşığı mayonez
1 iri diş sarmısak
1yemek kaşığı tereyağı
pulbiber, karabiber ,tuz

Hazırlanışı
Patatesleri ezilecek kıvamda tuzlu suda haşlayalım ve az tuz, pulbiber , limon suyu ,karabiber ilavesiyle ezelim .
(eğer isterseniz patatesleri ezdikten sonra tereyağında kavurabilirsiniz de böylesi daha da lezzetli olur).
Büyük bir servis tabağına ezdiğimiz patatesi yayalım ve  kaşık yardımıyla iyice bastırarak düzeltelim.
Havuçları rendeleyelim ve tavada yarım çay kaşığı tuz ve
3-4 yemek kaşığı zeytinyağını ilavesi ile  rengi değisip hafif yumuşayana kadar kavurarak pişirelim..
Kavurduğumuz havucu bastırarak yaydığımız patatesin üzerine yayalım ve yine iyice bastıralım.
(Burada malzeme bastırarak sıkılaştırmammızdaki amaç servis ederken daha rahat kesebilmektir)..
 Havuç ve patates  tamamen soğuyunca sarmısaklı yoğurdumuzu mayonez ve tuz ilave ederek,
 hazırlayalım ve üzerine dökelim
Küçük bir tavada tereyağını eritelim, kırmızıbiberi ilave edip kavuralım ,servis yapmadan az önce yoğurdun üzerine gezdirelim.
Patatesli ,havuçlu salatamızı dilimleyerek servis yapabiliriz..

...................Afiyet olsun................

2 Haziran 2011 Perşembe

Regaib Kandili ve Fıstıklı İrmik Helvası....


Bu gün Regaip Kandili.
Kainatın onun yüzü suyu hürmetine yaratıldığını bildiğimiz, Hz.Muhammed'in ana rahmine düştüğü gündür,
 3 ayların başlangıcıdır. 2 ay sonra bu gün Ramazan ayıdır.
Bu vesile ile hepimizin Reaip Kandili'nin hayırlara
 vesile olmasını dilerim.

Mis gibi tereyağı kokan, güzel kavrulmuş helvaya kim hayır diyebilir ki?
Helvalar ülkemiz ikram kültüründe kendine ayrı bir yer bulmuştur.
İnsanımızın sevincinde de üzüntüsünde de paylaştığı ayrı bir lezzettir ..
Kandil günleri evlerde helva yapılıp komşulara, akrabalara dağıtılır.
Bu durum o günün kandil olduğunu unutanlara hatırlatmak içindir...
Bu alışkanlık insanlar arası muhabbeti arttırır.
*
Osmanlıda helva yapımı için özel inşa edilen helvahaneler bile varmış.. 
Osmanlı Saraylarında yapılan helvalar ikram edilirken gümüşten tepsiler üzerinde sunulurmuş.

**
İrmik helvasının en güzel hali sıcak ve yumuşacık halidir..
Görüntüsü bile cezbedicidir bakınız aşağıdaki foto


Malzemeler
3 su bardağı irmik
1 paket çam fıstığı
2 yemek kaşığı tereyağı
1 çay bardağı sıvıyağ
***
Şerbeti
2 su bardağı toz şeker
3 su bardağı süt
1su bardağı su

Hazırlanışı
Sıvı yağı ve tereyağı yayvan bir tencereye alalım eritelim, 
fıstık ve irmiği de ilave ederek orta derecede ateşte kavurmaya başlayalım...
Fıstıklar kızarana kadar sürekli karıştırarak kavuralım...
Fıstıklar kızarınca irmiğimizde yeterli derecede kavrulmuş olacaktır..(Dikkat edelim kızaracak kahverengi olmayacak)
Ayrı bir tencerede süt ve suyu karıştırıp ıltalım. Şekerin de  yarısını ilave edelim eritelim.
Hazırladığımız bu şerbeti kavurduğumuz irmiğimizin üzerine dikkatlice dökelim.
Şerbet dökülürken yüksek ısıdan dolayı sıçrayabilir dikkatli olmanızı öneririm.
Tencerenin kapağını sıçramalar geçene kadar kapatalım.
Daha sonra kısık ateşte irmiğimiz su süt karışımını iyice çekene kadar karıştıralım.
Bu aşamada şekerimizin kalan diğer yarısınıda ilave ederek karıştıralım.
Bunun sebebi şekerin irmiği daha tane tane yapmasıdır.. 
İstediğimiz kıvama gelince karıştırmayı bırakarak ocağı kapatalım. 
Tenceremizin kapağını kapatalım ve iyice demlenmeye bırakalım.
***
Servis yaparken irmik helvasının üstüne toz şam fıstığı serpiştirilebilir.
Kavrulmuş çam fıstığı da kullanılabilir ki hem görüntü hemde lezzet olarak çok yakışıyor.. 

Sanal olarakta olsada yaptığım bu helvadan herkese sunuyorum lütfen kabul edin.
Regaip kandiliniz tekrar mübarek ,edeceğiniz dualarınız kabul olsun...

................Afiyet olsun...................

31 Mayıs 2011 Salı

Emirganda Bir Hafta Sonu........



Emirgan İstanbul'un huzur mekanlarının en başında geliyor...
Her ne kadar lale şenliklerini kaçırmış olsakta her daim yeşilin en güzel tonları ile karşılar bizi...
İnsanın içi açılır gezerken...
İşte bizde hafta sonu havayı güzel bulunca fırsattan istifade güzel ortamı teneffüs edelim dedik...
Önce güzel bir kahvaltı...
Kahvaltı hazır olurken benim büyük bebeklerim oyun bahçesinde kurtlarını döktüler sabah sabah...
Her ne kadar oyun aletlerine sığamasalarda oyundan geri kalmadılar...
Kahvaltıdan sonra istikamet Emirgan tabii....



Bu sene o güzelim lale şöleline yetişemedik ama her yer yine ayrı bir güzeldi..
Minik kızımız tüm gezi boyunca uyudu abileride onun arabasını sürmek için birbirleri ile yarıştı durdu...
Geçen seneki fotoğraflara baktımda Berkan yine topsuz çıkmam demiş gezi boyunca topu yine elindeymiş...

Emirgan her zamanki gibi kalabalıktı ve rengarenkti; laleler solmuş yerine yeni yeni çiçekler dikiliyordu...
Koruda başka renklerde vardı ...
Gelin ve damatlar artık sütüdyolardan dışarı çıkmıştı ..
Tabii böylesi daha doğal aslında..
Üstteki çift çok hoştu..
Fotoğraf çektirmek için şekilden şekile girdiler..
Bu pozuda bana verdiler desem yeridir..



Üstte bir başka çift görülüyor...
Bu çifti habersiz çektim itiraf ediyorum..
Alttaki yakışıklı gönüllü olarak çimlerin üzerine yayıldığı için çekilmeye hazırdı zaten..


Hava o kadar güzeldi ki piknik yapan mı istersiniz, gelini damadı mı istersiniz,
aşağıda görüldüğü gibi öğretmenleri ile gelen öğrencilerimi istersiniz dediğim gibi rengarenkti ortam...
Çuvalları bile yanlarında hazır ,çuval yarışması oynuyorlardı...
Gezdik, dolaştık ,yorulduk azıcık dinlenelim dedik..



Çocuklar top oynadılar ;babamız azıcık dinlendi..
Bende etrafı temaşa ettim biraz..
Altta ki güzellikleri yakaladım...
 Papatyalardan taç yapanlar çoğunluktaydı ;
durdurdum birini çektim fotoğrafını sonra da teşekkür ettim neden mi?
 papatyadan tacım oldu hemde yorulmadan... 


Aslında bu senede çok istiyordum laleleri görmeyi...
Ama minik kızımın doğumuna denk geldi için nasip olmadı ...
Bu hallerini görebildim ancak...



Önceki senelerde çektiğim fotolarla yetindim bende..
Rabbim yaratırsa en güzelini yaratır ..
Laleler güzel  Gülcan'ında belirttiği gibi çünkü YARADANI GÜZEL...
Aşağıdaki renklere baksanıza her biri ayrı mest ediyor insanı...
 
Bu bayanda Emirgandaki değişik bir güzelllikdi..
Çiçek dikmek için çok değişik bir fikir ama değil mi?
Çiçekten elbise
 
Dedim ya Rabbim yaratırsa en güzelini yaratır...
Aşağıya bakarsanız var mı benden güzeli der gibi ....
Pembe bir kürk gibi sanki..


Papatyalar, gelincikler daha neler neler...


İstanbul'un bahar gelince değişilmez rengi erguvan ağaçlarını da unutmamak lazım tabii...
Özellikle İstanbul boğazını süsleyen pembe, inci bir gerdanlık gibi...


Bu kadar güzelliğin ardından bu da payımıza düşen trafik çilesi..
İstanbulda hafta sonu olur, hava güzel olur da trafik olmaz mı hiç...
Güzel geçen bir günün ardından biz de payımıza düşeni aldık tabii ..


Dönüş te kısa bir çay molası...
Hayatta çocuk olmak lazım herhalde..
Sıcak çayı pipetle, köpürdete köpürdete içmek ve doyasıya gülmek  ve mutlu olmak lazımm..

...........Vesselam.........
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...