19 Nisan 2010 Pazartesi

.....Krem Karamelli Kek...

 İlk defa yaptığım ve memnun kaldığım bir başka tarif daha sizlerle.
Önümüzde ki sıcak yaz günleri için hem hafif, hem serinletici hem de oldukça şık bir tatlı olduğunu  düşünüyorum.
Bu kekin diğer adı ise Kudretullah yani Allah'ın Kudreti demekmiş ..
Aslında tatlı mı yoksa kek mi karar veremedim.
Altta brownimsi bir kek ,üstte tatlı yani krem karamel.
Tarifi ilk Portakal ağacın'da görmüştüm 5-6 sene önce denemek akraba günümüze kısmetmiş.Malzemeler
Karamel için
Yarıdan fazla su bardağı şeker

Kreması için
500 gr süt
3 yemek kaşığı şeker
4 yumurta
Vanilya
1  portakal kabuğu rendesi

Keki için
3 yumurta
2 su bardağı un
1 su bardağı şeker
3 yemek kaşığı kakao
Yarım su bardağı süt
Yarım su bardağı sıvı yağ
1 kabartma tozu
vanilya
1 portakal kabuğu rendesi
*Bu keki öncelikle kesinlikle kelepçeli kalıp dışında, teflon bir kalıpla yapmanızı öneririm .
Ben büyüklüğünden dolayı  silikon kalıp kullandım .
*Kalıbınızı yağlamadan kullanmalısınız.
*Bide ortası açık bir kalıpla daha hoş duruyor sanki.. 

Yapılışı
 Karameli yapmak için: Yarım su bardağı şekeri teflon tavada karıştırarak rengi koyulaşana kadar yakmadan eritelim ve ortası delik veya düz bir kek kalıbının tabanına yayalım.
 Kreması için: Süte tüm krema malzemelerini  katalım ve mikserle fazla değil sadece malzemeler karışana kadar çırpalım. Bu karışımı kek kalıbına karamelin üzerine dökelim.
 Kek hamurunu  için: Önce yumurta ve şekeri iyice çırpalım. Vanilya ve limon kabuğu rendesini ve diğer malzemeleri sırası ile ekleyip kek hamurunu hazırlayalım.
Hazırladığımız kek hamurunu da kremanın üzerine ekleyelim.
Krema ile kek birbirine karışacaktır,
ancak telaşlanmayın piştikten sonra tekrar göreceksiniz hoş bir şekilde ayrılacaklardır.
Kek kalıbını benmari usulü yani içi sıcak su dolu bir tepsinin içine oturtarak önceden ısıtılmış fırında 175C'de 40 -45 dakika kadar pişirelim.
Fırına göre pişme süresi kekten daha uzun sürebilir bir kürdanla kontrol edebiliriz.
Pişen keki dışarıda soğuttuktan sonra bir gece buzdolabında bekletelim. Bu en önemli noktası diyebilirim .
Çünkü bir gün dinlenen krem karamel kendine geliyor..
Servis yapana kadar pastayı kalıbında saklayalım. Servis etmeden en az 30 dakika önce kalıbından geniş bir servis tabağına ters çevirelim.
(bir bıçakla kenarları ayıralım veya kalıbın altını çok az sıcak suya batırırsanız kalıptan çabuk çıkar.)
                                 Benim kekim tam gün beklediği için sorun çıkarmadan kalıptan çıktı.
                                             Bir sürede o şekilde buzdolabında bekletelim...
İşte lezzetli bir dilim.
..............Afiyet Olsun...............

18 Nisan 2010 Pazar

Günümüzü gün ettik..


Güzel bir günün ardından
  yorgunum ama mutluyum..
Eveet bu seneki sondan bir önceki akraba günümüz bendeydi demiştim bilenle bilir..
Üstte resimde gülen yüzlerle cümbür cemaat bir aradayız, en küçüğünden en büyüğüne,
eksik olan bir kaç kişi dışında .
Sıcak bir çayın verdiği keyifte ve lezzette..




Furkan ve Aybike
iki kadeşin torunları onlar ama kardeş olsalar huy olarak bu kadar benzerlerdi..
Sıcak ,canayakın ve kibar 



Günümüzün ve ailemizin en büyüğü Dedem;
Zor bir ameliyat sonrası aramızda ,maşallahı var...
Gül dedim ,güzel dişlerini gösterdi gözleri ışıldayarak kırmadı beni..



Bunlarda en minik ferdimize ait şurada da
diğer ayakkabılarını göstermiştim .
Daha minikti o zaman ,
tam 6 aylık olmuş hanımefendi gezdi kucaktan kucağa hiç ağlamadan ..



İşte minik ayakkabıların sahibi Azra ve hala kızı Gizem..



Bizimkiler hamarat durmadı ne elleri ,ne de çeneleri
eeee kolay mı bir ay sonrasında  biraraya gelmişler konuşacak çok şey var
Sanki bu arada hiç görüşmüyoruz   :-))
Hem elleri işledi hem de çeneleri..
Bu gün işini ,iyiki de başlatmışız dedik her zamanki gibi..
Dördüncü senemizide bitirip inşallah beşincisi ile devam edeceğiz firesiz...
Bu arada yeni ayın hatmini de dağıttık ,çıkardık aradan..



Günün küçük fertleri memnunlar her ay birbirlerini görmekten
Bir ikisi uyumuş çıkmış ama idare etsiler artık..



Gelelim günümüz için hazırladığım lezzetleri saymaya..
Önce şöyle bir başlıklarla geçelim daha sonra detaya gireriz inşallah.
****
Krem karamelli kek(Kudretullah)



Mantar salatası



Tuzlu minik simitler



Patatesli bulgurlu köfteler.
.


Yoğurtlu Karışık sebzeli brokoli salatası
(Yoğurdu ekledikten sonra resim çekmeyi akıl etseymişim tam olacakmış)
eee hem servis yap, hem resim çek hepsi bir arada zor ama..

Kadayıf dolgulu şekerpare(Tarifi için buraya bakabilirsiniz)


Ispanaklı kıymalı Börek


Kokostar kurabiye..(Tarifi için buraya lütfen)


Kızarmış dolmalık biber içinde domates soslu kabak-patlıcan kızartması 


Etimekli çilekli tatlı...


İştee bu günlükte bu kadar ,
gelecek güne kadar bunlarla idare edeceğiz ..
yeni günün neler getireceği bilinmez..

...................Sevgiyle kalın Mutlu kalın.................  

14 Nisan 2010 Çarşamba

Isırgan (sırgan yağlaşı)


Şu sıralar özellikle pazarlarda çeşit çeşit ot satılıyor
Isırgan otu da bunlardan en sağlıklı ve lezzetlilerinden biridir işte.
Annem Giresundan dönüşte getirmişti köy ısırganlarını
Menşe-i memleket olunca lezzeti de artıyor tabii..
İşte bu da ısırganın namı diğer sırganın ta kendisi..

Malzemeler
1 kilo kadar ısırgan otu
1 çay bardağı un
3 diş ezilmiş sarımsak
1 yemek kaşığı tereyağı
2 yemek kaşığı sıvı yağ
1 orta boy kuru soğan
tu,kırmızı biber,karabiber

Yapılışı
Isırganları elimize geçireceğimiz kalın bir eldiven veya poşetle temizleyip yıkayalım.Aksi halde elinizi fena halde acıtabilir. Kalın sapları varsa onları ayıralım.
Bıçakla biraz küçültüp üzerini geçecek kadar su ekleyelim yumuşayıncaya kadar haşlayalım.
Pişince suyunu süzmeden mikserle ısırganları çok fazla ezmeden parçalayıcı uçla küçültelim.Sonra 1 çay bardağı unumuzu ilave edelim.
Isırgan ve unu iyice birbirine girecek şekilde yice karıştıralım.
Üzerine su bardağı ile su ekleyelim .Koyduğum su miktarını hatırlamıyorum .
Tekrar ocak üzerine alalım akıcı muhallebi kıvamında olacak şekilde kaynayana kadar pişirelim .
tuzunu ekleyelim.
Ayrı bir tavada küçük küçük doğradığımız kuru soğanı  tereyağı ve sıvı yağ karışımı ile kavuralım pişmiş olan ısırganımıza ekleyelim karıştıralım.
Yapılış olarak azıcık meşakkatli gibi görünsede lezzet olarak değer diyorum..
Isırgan yağlaşımız servise hazırdır..

..................................*****........................................ 

Isırganın Başlıca Faydaları
*Isırgan otu hemen hemen her hastalığa şifalı gelen mucizevi bir bitkidir..
*Kan temizleyici olduğundan egzama ve bazı mantar hastalıklarına iyi gelir.
*Sivilcelere iyi gelir.
*Kan temizleyici özelliğinin yani sıra kan yapıcı özelliği de vardır. Bu yüzden sarilik, kansızlık ve ağır kan hastalıklarında faydalı olur.
*Kan sekerini düşürmeye yardımcı olur.
*İdrar yolları hastalıkları, enfeksiyonları ve idrar tutukluğunu düzeltir.
*Böbrek taşlarına da iyi gelir.
*Ayni zamanda zindelik ve enerji verir.
*Grip ve soğuk algınlıklarına karşı koruyucu olarak kullanılır.
*Mide ve safra kesesi rahatsızlıklarına iyi gelir.
*Siyatik, romatizma hastalarına ısırgan banyoları iyi gelir.
*Çayı ile saçlar yıkandığında canlanır ve parlar.
*Kepeği önler..
*Tohumları immün sistemi güçlendirici olduğundan yaşlılara iyi gelir.
*Tansiyon düşürücü etkisi vardır.
*Gargarası nefesi temizler, cilt temizliğinde de yararlıdır.

Emirganda kahvaltı..

 
Emirgan'a kahvaltıya gideceğiz demiştim ya...
Gittik ve yine çok memnun kaldık ..
Çok şükür lalelerin zamanı geçmeden görebildik..
15 kişi çok güzel bir gün geçirdik..
Bol bol fotoğraf çektim..
 Her taraf renk renk lalelerle donanmıştı..
Hava güzel olduğu için kalabalıktıda.
Özellikle de öğretmenleri ile gelen öğrenciler çoğunluktaydı..
Üstteki  laleleri nazar boncuğu şeklinde dizayn etmişler,etkileyici bir görüntü oluşmuş..
 
Ara ara sincap kardeşler de bizler eşlik ettiler..
Her renk var
Morun güzelliği çiçeklerde başka bir güzel..
*********
Kaynak suyu gibi ..
Emirgan'ın göbeği olmazsa olmazı.
***
**
*
**
*
**
**
*
**
*
Güneşin içimizi ışıtan ışıltıları ve baharın güzel belirtileri..
İşte çektiklerimin bir kısmı bunlardı..
İnsanlar  merakla ve büyük bir azimle bu karaler gibilerini çekmek için uğraşıyorlardı. 
Eeee değmez mi ama lalelerin çok az ömrü kalmış görmek isterseniz acele edin derim..
Ama hafta sonu çok çok kalabalık oluyor.Daha önceleri kapıya kadar gidip geri dönmüş biri olarak hiç tavsiye etmem..
Bu hafta sonu akraba günümüz bende ,dolayısı ile de hazırlıklar için bir kaç gün olmayacağım ..
Yeni haftanın başında inşallah görüşürüz..
Sevgiyle kalın ......  

13 Nisan 2010 Salı

Kokostar Kurabiye...


Yarın güneşli güzel bir gün olur inşallah
Sebebi mi, arkadaşlarla pikniğe Emirgan'a gidiyoruz da o yüzden..
 Sadece benim için değil canııım ,,sizler için de güzel bir gün olsun inşallah.
Bu güzel kurabiyeleri de orası için üşenmeden gece gece hazırladım.
Eee gitmeden sizle de paylaşayım istedim..

Görüntüyü görüyorsunuz zaten ,lezzeti içinse enfes diyebilirim.
Yapılışı ise işte bu kadar..
Bu kurabiye için kısa bir araştırma yaptım tüm kapılar Yeşil Kivi'ye çıkıyordu ..
Tarifin aslı ona ait sanırım.
Ben de malzemeleri o tarife dayanarak size aktarıyor, tarif için teşekkür ediyorum. 
Malzemeler
Hamuru İçin
250 gram tereyağı
1 kahve fincanı kakao
        2 yumurta (birinin akı iç malzeme için)
2 kahve fincanı pudra şekeri
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
Aldığı kadar un(hamur kıvamı kulak memesi )

İçine
2 su bardağı hindistan cevizi
1 çay bardağı purda şekeri
1 yumurtanın akı (hamur malzemesinden ayırdığımız)
Ben az kırık fındık ta ekledim

Üst Süslemesi İçin
1 yemek kaşığı nişasta
1 yemek kaşığı kakao
1 yemek kaşığı şeker
1 su bardağı süt
Yapılışı
Hamur malzemesinin tümünü sıra ile kullanarak söylediğimiz kıvamda bir hamur hazırlayalım.
Başka bir yerde hindistan cevizi, yumurta akı ve şekeri karıştıralım.
Hamurdan küçük parçalar kopartarak yuvarlayalım ve avucumuzun içinde incelterek içine iç malzemeden koyarak hamuru kapatalım.
Kapalı yeri alta gelecek biçimde yağlı kağıt serili tepsiye dizelim. Şekil olarak basık olmamasına dikkat edelim. Yuvarlak formu korumaya dikkat edelim.
Pişince de zaten formunu koruyan bir hamur.
180 derecede ısınmış fırında 20 dakika kadar kurabiyeleri pişirelim.
*****
Ben zaman darlığından ,kurabiyelerin ilk sıcaklıkları çıkınca , üst süslemeleri için aşağıdaki hazır glazürü kullandım.
Siz bunu yukarıdaki malzemelerle evde kendinizde hazırlayabilirsiniz..
Bunun için üst süsleme malzemelerini karıştırarak pişirin ve soğumaya bırakın.
Soğuyan kurabiyelerin üzerini, soğuk olan üst süsleme malzemesi ile süsleyin. (ucu sivri sıkma torbasıyla veya kalın bir poşete açacağınız küçük bir delikle yapabilirsiniz)
İşte sonuç bu .....
..........Afiyet olsun..........

11 Nisan 2010 Pazar

Kivili Kek Tart...


İyi hafta sonları dileyerek başlayalım yazımıza..
Tart yapmak bana çok zevkli geliyor..
Bu tartı da önceki gün gelen misafirlerim için yapmıştım.
 Akşama bir dilim bile kalmadı.. Bi dahakine daha büyük yapmak lazım..
Bu tartı daha önce başka bir şekilde yine yapmıştım.
Bu sefer bazı değişiklikler yaparak tekrar yaptım.
Tartın hazırlanışı için buraya bakabilirsiniz.
Tek fark kreması ve üzerine koyduğum kiviler..

Krema malzemeleri için
4 su bardağı süt
2,5 yemek kaşığı un
2 yemek kaşığı nişasta
1 Adet Yumurta Sarısı
1 paket vanilya
1 su bardağı şeker
1 paket çiğ krema
en üstüne daha parlak görünmesi için tart jöle

KremanınYapılışı
Vanilya,şeker ve krema dışındaki tüm malzemeyi karıştıralım ve kaynayana , muhallebi kıvamına gelene kadar pişirelim.Pişince şekerini ,vanilyasını ve kremasını ekleyip 10 dakika kadar mikserle çırpalım. Tart üzeri için kremamız hazırdır.
Tart kekimiz pişince kremamızı üzerine her tarafı eşit olacak şekilde yayalım. Üzerine kivilerimizi düzgün bir şekilde dizelim.
Tart jölemizi de üzerindeki tarife göre hazırlayalım ve kivilerin üzerine sürelim.
Üzerine Beyaz damla çikolata serpiştirdim.

Çocukların okulunda velilere her ay bir film gösterimi yapılıyor.
Biz ilk defa gitme fırsatı bulduk.
Filmin adı Esaretin Bedeli'ydi....
                             Filmler, özellikle konu ve verdiği mesaj açısından seçilmiş filmler oluyor.
   Biz çok beğendik..
Çocuklar için içinde az biraz şiddet olsada,
 verdiği mesaj açısından izlenebilecek bir filmdir diyorum..

9 Nisan 2010 Cuma

Telli Baba Tatlısı (Kadayıf Dolgulu Şekerpare)



Az önce çıkan misafirlerim için yapmıştım bu şekerpareleri..
Sıcağı sıcağına söyleyeyim çok çok beğendiler hatta hazır aldığımı sandılar...
Hazır olmadığını duyuncada tarifini aldılar..
Bekletmiyorum vee size de veriyorum  tarifini ....



Yapılış aşamalarını kısaca yukarıda gösterdim.

Malzemeler
Hamuru için
250 gr tereyağı
2 fincan pudra şekeri
2 yumurta (1 sarısı üzeri için ayrılacak)
Kabartma tozu, vanilya
 ve aldığı kadar un

İç malzemesi
200 gr kadar kadayıf
kırık ceviz ya da fındık içi

Şerbeti
4 su bardağı şeker
4 su bardağı su
bir kaş damla limon suyu

Yapılışı

Üstteki tüm hamur malzemesi ile kulak memesi kıvamında bir hamur hazırlayalım.10 dakika kadar dinlendirelim. Cevizden biraz daha büyük bir parça alalım ,elimizde inceltelim. İçine cevizli kadayıf karışımından biraz koyalım ve iki ucunu birleştirip kapatalım.. Ben şekil olarak oval yaptım, siz yuvarlakta yapabilirsiniz. Tüm hamuru bu şekilde yapıp bitirdikten sanra şekerparelerin üzerine yumurta sarımızı sürüp ,çatalla üzerlerini çizerek şekil verelim.
180 derecede üzeri hafif kızarana kadar pişirelim.
Şekerparelerimiz fırında pişerken şerbetimizi hazırlayalım .Şekerpareleri, pişince ilk sıcaklığı çıkan kaynar olmayan şerbetimizle  birleştiriyoruz.
******
***

Bu şekilde bir gün bekletelim..
***
*
Bu tatlının en önemli püf noktası bir gün önceden yapmanızdır.
Böyle yaparsanız şekerparenin hamuru ile birlikte içindeki kadayıfta şerbeti tam olarak çekecektir...



Kadayıflı şekerpare daha sonraki günlerde daha da lezzetleniyor ayrıca belirteyim.
Deneyin derim pişman olmayacağınız bir tariftir ...
 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...