11 Mart 2011 Cuma

Portakal Soslu Fındıklı Revani.....


Kar kar dedik yağdı ama yağdığı ile eridiği bir oldu İstanbulda...
Şimdi ise güneşin güzel yüzü gösterdi kendini... 
Kışı farketmeden doğru dürüst yaşamadan geçirdik anlayacağınız..
Kış meyveleri de yavaş yavaş ortalıktan çekilmeden biraz daha yararlanmakta fayda var..
Bu sene portakalı bir çok tarifte kullandım farkettiyseniz.
Hazır canım tatlı çekmişken hamileliğin son demlerinde portakallı bir revani iyi olur diye düşündüm..
*** 
Evet artık yavaş yavaş geri sayım başladı bende..
Bu hafta doktorumuz Nisan ayı ortalarında doğumun gerçekleşebileceğini söyledi..
Hazırlıklarımı tamamladım büyük ölçüde..
Dondurucuya bir kaç çeşit kek,kurabiye  , poğaça yapasım var onlarıda hazırlarsam daha iyi olacak tabii..
Neyse lafı çok uzattım ,gelelim revanimizin tarifine....  


Malzemeler
4 yumurta (oda sıcaklığında)
1 su bardağı şeker
2 su bardağı irmik
1,5 bardak un
1 çay bardağı yoğurt
1 su bardağı sıvı yağ
1 paket kabartma tozu
Yarım su bardağı toz fındık
1 paket vanilya
1 portakalın suyu
1 portakal kabuğu rendesi

Şerbeti
4,5 su bardağı şeker
4 su bardağı su 2 su bardağı portakal suyu
2 çorba kaşığı portakal kabuğu rendesi
1 yemek kaşığı limon suyu

Yapılışı
Şerbeti hazırlayarak ılıması için bekletelim.
Revani hamuru için karıştırma kabımıza önce oda sıcaklığında ki yumurtaları, şeker ilavesi ile krema kıvamını alana kadar  çırpalım. Sıvı yağı ekleyelim çırpmaya devam.
Daha sonra irmiği, yoğurdu ekleyip çırpıcıyla iyice malzemeleri yedirelim.
1 bardak poratakal suyunu ve portakal kabu rendesini de bu karışıma ekleyip karıştırıyoruz.Son olarak unumuzu ,toz fındığı ,vanilyayı ve kabartma tozunu da ekleyip kaşık yardımı ile karıştıralım.
Tepsimizi yağlayalım ve önceden ısıtılmış 170 derecelik fırında üzeri nar gibi kızarana kadar pişirelim
Revanimiz istediğimiz kıvamda pişince ilk sıcaklığı çıkınca dilimleyelim ve şerbetimizi yavaş yavaş her yere gelecek şekilde dökelim..
Üzerine isterseniz hindistan cevizi isterseniz toz fıstık serperek servis edebilirsiniz zevk sizin.
Mis gibi portakal kokulu revanimiz hazırdır..
 
.....................Afiyet Olsun.....................

10 Mart 2011 Perşembe

Kuş Üzümlü ,Pırasalı Börek......

Bloglar üzerindeki saçma engelleme sanırım hala devam ediyor.
Ben ve benim gibi bilgisayar ayarlarını değiştirerek, bloglarına ulaşan arkadaşlarım engelleme yokmuş gibi
yazmaya devam ediyoruz..
Her ne kadar wordpresste yeni hesaplar açmış olsakta, kimsenin oraya bir şeyler eklemek içinden gelmiyor sanırım..



Gelelim bu enfes böreği paylaşmaya
Bizim evde pırasanın, benim dışımda pekte seveni yoktur..
Her ne kadar pırasa evde revaç görmese de  çareler tükenmez değil mi?
Evet pırasa illa yemek şeklinde yenilecek diye bir kanun da olmadığına göre diğer yollar denenmeliydi ,
bende öyle yapıyorum bir kaç senedir..
Bazen sade pırasalı ,bazen içine kıyma ilavesi ile pırasa artık yeniliyor, yenmeli de zaten :)))


Genelde düz tepsi böreği şeklinde yapıyordum ama bazen değişiklik gerekiyor ..
Bu seferde kol böreği şeklini denedim..
Tad olarak pekte pırasa tadına benzemeyen bol soğan aromalı ,kıymalı börek tadında, enfes ,çıtır çıtır bir börek çıktı ortaya...
Yanında isterseniz çay isterseniz de ayran ile servis yapabilirsiniz pekte güzel olur..

Malzemeler
5 adet yufka
Yarım çay bardağı sıvıyağ
1 yumurta sarısı

İç Malzemesi
6 adet pırasa
4 yemek kaşığı sıvıyağ
2 yemek kaşığı kadar kuş üzümü
Tuz, karabiber
Kırmızı tozbiber

İç harcı için
Yarım çay bardağı sıvıyağ
1 su bardağı süt
3 yemek kaşığı yoğurt
2 yumurta (1 tanesinin sarısı üzerine sürülecek)
1 küçük şişe maden sodası

Üzerine
susam, çörekotu yada haşhaş

Yapılışı
Önce pırasaları iyice yıkayalım ve ince ince doğrayalım..
 Ben yeşil ve beyaz kısmının tamamını kullanıyorum.. Sıvı yağda tuzunu da ilave ederek pırasalar iyice solana kadar kavuralım.. Baharatlarını ve yıkadığımız kuş üzümlerinide ilave edelim..
(Pırasaları kavururken isterseniz 200 gr kadar kıyma da ilave eder, beraber kavurursanız böreğinizin lezzeti ikiye katlanacaktır..)İç malzememizi hazırladık.
Sıra sıvı iç harcımızı hazırlamaya geldi .
Bunun içinde tüm sıvı malzemeyi bir büyük kasede karıştıralım..
Artık böreğimizin yapılışına başlayabiliriz..
Börek tepsimizi iyice yağlayalım.
Yufkamızın bir tanesini masaya yada mutfak tezgahına yayalım ve ortadan ikiye ayıralım..
Yarım yufkamızı yukarıda kolajda görüldüğü gibi önce sıvı harç ile ıslatalım; sonra yufkanın geniş tarafına

pırasalı harcımızdan bir miktar koyalım ve yine yukarıdaki gibi rulo yapıp,
 gül böreği gibi kendi etrafında döndürelim..
İlk yufkayı bu şekilde tepsiye yerleştirelim..Kalan yufkalarıda aynı şekilde hazırlayıp ,tepsideki rulonun etrafında tepsi dolana kadar döndürerek saralım..
En sonunda ayırdığımız tek yumurta sarısına sıvı harcımızdan biraz ekleyerek böreğimizin üzerine sürelim ve susam ,çörekotu,haşhaş evde ne varsa serpelim.
200 Derecede ısıtılmış fırında yarım saat kadar böreğimizin üzeri ve altı kızarıncaya kadar pişirelim..
Böreğimiz servise hazırdır.
***
*Fırından çıkınca çıtır çıtır olacaktır.Biraz daha yumuşak isterseniz ,üzerine elinizle su serpiştirir temiz bir bezle üstünü 3-4 dakika dahar kapatırsanız istediğiniz yumuşaklığa gelecektir..
*Böreğin harcını bir gün önceden hazırlayıp ,buzdolabında bekletebilirsiniz..

..............Afiyet Olsun.................. 

4 Mart 2011 Cuma

Ev Yapımı Kakaolu Puding....

 

Kaç gündür blogerlar olarak tadımız tuzumuz yok..
Blogların nedeni ne olursa olsun tamamının kapatılması gibi engelleme ile karşılaşması çok saçma..
Kapatılmayı hak eden bloglar varsa bunun cezasını o blogların sahipleri çekmeliydi...
Buna yaşın yanında kurununda yanması denirki yapılan şey hiç de adil değil...
*** 
Bu adaletsizliğin en kısa sürede çözüleceğini umuyorum..
Bende diğer arkadaşlarım gibi her ihtimale karşı, bloğumu Wordpress de açtığım yeni bir hesaba taşıdım..
Taşıdım ama blog sayfama o kadar alışmışım ki oraya bişeyler eklemek paylaşmak hiç içimden gelmedi..
Ne yaptım ettim bloğuma girdim ...
Gelmişken de bir şeyler eklemeden edemedim.. 
Tatlı yiyelim inşallah tatlı ve hayırlı sonuçlara ulaşalım...

Market reyonlarında envai çeşit puding bulabilirsiniz ama hiç birisi evde yapılanın yerini ve lezzetini tutamaz....
En azından sizin yaptığınızın içinde katkı maddesi olmayacaktır ve sevdikleriniz daha sağlıklı beslenecektir..  

Malzemeler
1 kg süt
2 paket vanilya
1 yemek kaşığı tereyağ
3 yemek kaşığı un(silme)
2 yemek kaşığı nişasta(silme)
8 yemek kaşığı toz şeker
4 yemek kaşığı kakao kakao

Yapılışı
Vanilya,şeker ve tereyağ hariç tüm malzemeyi tencerede karıştıralım.
Muhallebi kıvamına gelinceye kadar pişirelim. Tencereyi ocaktan  alalım ve vanilya,şeker ve tereyağını ilave ederek karıştıralım.
5 dakika kadar mikserleyelim ve servis edeceğimiz kaplara kepçe ile yukarıdan dökerek paylaştıralım.
Üzerini ise zevkimize göre süsleyelim.
(Ben toz fıstık ,badem ,fındık ve beyaz damla çikolata ve nar ile süsledim.)
Bu arada kakao ile nar tanelerinin uyumu çok güzel oluyor tavsiye ederim..

.....................Afiyet Olsun..........................

1 Mart 2011 Salı

Kapanma ihtimaline karşı bu adresteyim......

Sevgili dostlar ,Blogspottayım ama
her ihtimale karşı bloğum aşağıdaki adreste devam edecektir..


 
BLOGLAR KAPATILIYOR MU?????????


 Stildirektörü arkadaşımızın uyarısı ile bu sabah öğrendiğim bu bilgiyi paylaşmak istedim sizlerle...
Blog yazarı olan olmayan ve takip eden tüm ziyaretçilerin bu konuda duyarlı olmasını bekliyoruz.....
Blogspot.com uzantılı bloglara 2008'de olduğu gibi yine maç yayını bahanesiyle mahkeme kararı engeli konmuş...
Bloguma dokunma facebook grubuna katılmak ve desteklemek istiyorsanız lütfen buyurun....



Facebook ve twiterden belki sesimizi duyurursak bu karardan vazgeçilebilir...
Sizlerde sayfalarınızda bu konuyu duyurursanız sevinirim..

Lütfen bu konuda destek veriniz.

28 Şubat 2011 Pazartesi

Terbiyeli Şehriyeli Tavuk Çorbası.....



Bağışıklılık sistemimizi güçlendiren çorbaların en önemlilerindendir tavuk suyu çorba...
  "Gribin ev yapımı ilacı" olarak tabir ediliyor.
Tavuk suyuna çorba, çoğumuzun gribe yakalandığında annesinin iyi gelir diye içirdiği lezzet.
Kış enfeksiyonları için tavuk suyuna çorba birebir..
***
Çoğumuz gibi tavuk haşladıysam suyunu ya çorbada ya da pilavda değerlendiririm.
Ya da suyu hemen kullanmayacaksam , buzluk kabına koyar küpler halinde dondurur, sonra kaptan çıkarır, buzdolabı poşetine koyarım.
Daha sonra tavuk suyu tableti olarak çorba ve yemeklerde kullanırım.

Malzemeler
5 su bardağı tavuk suyu(1 adet tavuk göğsü 1 adet but)
4 su bardağı su
1 orta boy kuru soğan
2,5 yemek kaşığı un
2 yemek kaşığı sıvıyağ
2 diş sarımsak
tuz
Yarım çay bardağı tel şehriye

Terbiyesi için
1 adet yumurta sarısı
1 adet limonun suyu

Yapılışı
Tavuk butlarını derisinden ayırıp göğüs ve 2 baş kuru soğan ile birlikte haşlayalım.
Haşlanmış tavukları suyun içinden alıp minik minik doğrayalım.(pişmiş soğanı da yine tavuk suyunun içinden çıkaralım)
 2,5 yemek kaşığı unu 2 yemek kaşığı sıvıyağ ile ayrı bir tencerede 3-4 dakika kavuralım.
Hazırladığımız un kavurmasının üzerine un topaklanmayacak şekilde tavuğun suyunu ve 4 su bardağı suyumuzu azar azar ekleyelim.
Daha sonra dövülmüş sarımsakları, doğranmış tavukla birlikte tencereye ilave edelim.
Tenceredeki çorba suyumuz kaynamaya başlayınca şehriyemizi de ilave edelim..
Yumurta sarısı ve limon suyunu iyice çırpalım.
Kaynayan çorbanın suyundan bir kepçe alalım ve yumurtaya ilave edelim.
Ilıyan terbiyeyi çorbaya ekleyelim iyice karıştıralım.
15-20 dakika şehriyeler yumuşayıncaya kadar pişirelim.
Servis ederken üzerine isterseniz sadece karabiber ekleyerek ,
isterseniz sıvı yağda kavurduğunuz kırmızı biber nane ilavesi ile servis edebilirsiniz..
***
Limon miktarıda zevke göre değişir.
Benim gibi çok limonlu sevmeyenlerdenseniz bu miktar kafi gelecektir..
Bu çorbayı şehriyesiz de yapabilirsiniz..O zaman un miktarı yarım kaşık daha artırılır

Tavuk suyu çorbasının faydaları
Sinüslerimizin açılmasını sağlarmış
Gripli iken zorlaşan nefes alıp vermemizi kolaylaştırırmış.
Öksürüğü hafifletirmiş
İçindeki mineraller bakımından eklem ağrılarını hafifletiyor ve vücut kırgınlığının geçmesini sağlıyormuş.

...............................Afiyet Olsun.............................

24 Şubat 2011 Perşembe

Ovmaç Çorbası (Ömeç Çorbası)

Başlıkta da belirttiğim gibi yöresel adıyla ömeç ya da genel kullanımda ki adıyla ovmaç çorbasının tarifini paylaşmak istiyorum sizinle.. 
Çorbayı hazırlarken azıcık uğraşıyorsunuz ama bu lezzete değer..
***
Oğmaç ya da ömeç, un ve su ile yapılan hamurun iki elin içine alınıp ovularak oluşturulan küçük hamur topaklarına deniyor.
 Oğmaç çorbaları sade yapılabileceği gibi yeşil mercimek ilave edilerekte yapılabilir..  Oğmaç çorbasını et suyu ile de yapabilirsiniz..
Yukarı resimde benim ovmaçlar çekimden dolayı çok büyük çıkmış aldanmayın boyutları kuskustan az büyük olacak

 
Çorbanın ovmaç kısmı anneciğimin ellerinden çıkma..
Ovmaçı nasıl hazırlıyoruz? Yukarıda kolajda göstermeye çalıştım..
Ovmaç(ömeç) hamuru için
3 su bardağı un
1 su bardağı su
2 çay kaşığı tuz
Hamur malzemelerimiz sizin için biraz fazla gelebilir siz yarım ölçü yapabilirsiniz..
Hamur yoğurma kabına unu eleyelim. Su ve tuzunu ekleyelim ve sert ve pürüsüz bir hamur elde edinceye kadar yoğuralım. Elde ettiğimiz bu sert hamurdan avucumuzda ovalayarak kuskusdan az büyük boyutta minik toplar hazırlayalım. Unlanmış tepsiye alalım.


Hamurları hazırlayınca çorbamız yarı yarıya hazır sayılır...

Diğer malzemeler...
12 su bardağı su
2 yemek kaşığı sıvı yağ
2 tatlı kaşığı nane..

Terbiyesi için
15 yemek kaşığı yoğurt
2 yemek kaşığı un
1 yumurta sarısı
*
3 diş sarmısak

Yapılışı

Çorba tenceremize yağımızı alalım ve naneyi ilave edelim ,kokusu rengi çıkana kadar kavuralım..

Yukarıda görüldüğü gibi.
Çorbamızın suyunu kavurduğumuz nanemizin üzerine ilave edelim ,
bir taşım kaynattıktan sonra hazırladığımız hamur topları karıştırarak ilave edelim.
Bir taşım daha kaynatalım.
Terbiye için yoğurdu, un ve yumurta sarısı ile bir kasede iyice çırpalım. Çorbanın suyundan terbiyemize bir kepçe ilave edelim karıştıralım. Terbiyemizi çorbaya yavaş yavaş ilave edip kaynayıncaya kadar karıştıralım kesilme olmasın.
Sıcak olarak servis yapalım.
İsteğe bağlı olarak sarımsaklı da servis edebilirsiniz. Biz böylesini çok seviyoruz... 
***
Bugün bendenizin doğum günü ; hayattan bir yaş daha alıyorum bugün...
Doğum günümü hatırlayan, hatırlamayan arkadaşlarıma ,dostlarıma kısacası tüm sevdiklerime ,teşekkür etmek istiyorum hayatımın bir parçası oldukları için.
Rabbim sağlıkla, sıhhatle, tüm sevdiklerimle, hayırlı bir şekilde ömrümü geçirmeyi nasip eder inşallah.  Amin

............Afiyet Olsun................
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...